İnsanlık tarihinin en özgün düşünce miraslarından biri olan Oinoanda Antik Kenti, UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne girmek için resmi sürece başladı. “İyi yaşamın” taşa kazındığı bu eşsiz merkez için hazırlanan adaylık dosyası, Muğla İl Kültür Müdürü Hüseyin Toprak’a teslim edildi.
Muğla sınırları içerisinde yer alan ve sadece bir arkeolojik alan değil, bir “düşünce kalesi” olarak kabul edilen Oinoanda, dünya kültür mirası olma yolunda dev bir adım attı. UNESCO Türkiye Millî Komisyonu Felsefe İhtisas Komitesi Üyesi ve Aristoteles Felsefe Derneği Başkanı Prof. Dr. H. Nur Beyaz Erkızan ile Muğla Güçbirliği Derneği Başkanı Serdar Kayhan, kentin sahip olduğu benzersiz mirası uluslararası platforma taşımak için kolları sıvadı.
80 Metrelik Dev Bir Felsefi Manifesto
Oinoanda’yı dünyadaki binlerce antik kentten ayıran en temel özellik, M.S. 2. yüzyılda yaşamış olan Oinoandalı Diogenes’in mirası. Diogenes, Epikuros felsefesini tüm halka ulaştırmak amacıyla yaklaşık 80 metre uzunluğunda ve 4 metre yüksekliğinde taş bloklardan oluşan dev bir yazıt hazırlattı.
Bugün “dünyanın bilinen tek antik felsefi yazıtı” olarak kabul edilen bu eser; insanların ölüm korkusundan, batıl inançlardan ve temelsiz kaygılardan kurtularak özgürleşmesini hedefleyen kamusal bir bildiri niteliği taşıyor.
Felsefe İlk Kez “Sokağa” Burada İndi
Hazırlanan dosyada, Oinoanda’nın neden bir dünya mirası olması gerektiği şu başlıklarla vurgulandı:
“İnsanlığın İyi Yaşama Arayışının Hafızası”
Prof. Dr. H. Nur Beyaz Erkızan ve Serdar Kayhan yaptıkları ortak açıklamada projenin ruhunu şu sözlerle özetledi:
“Oinoanda sadece taş ve sütunlardan ibaret değildir. O, insanlığın binlerce yıllık ‘mutlu ve iyi bir hayat’ arayışının taşa kazınmış canlı hafızasıdır. Bu dosyanın teslimiyle birlikte, Türkiye’nin kültürel derinliğini dünyaya bir kez daha kanıtlamayı hedefliyoruz.”
UNESCO Adaylığı Neleri Değiştirecek?
Muğla İl Kültür Müdürü Hüseyin Toprak’a sunulan dosya ile başlayan sürecin sonunda;

