Muğla Güçbirliği Derneği’nden Sağduyu Çağrısı: “Algılara Değil, Gerçeklere Sahip Çıkalım”
Muğla Güçbirliği Derneği Başkanı Serdar Kayhan, son günlerde kentteki turizm işletmelerine yönelik sosyal medyada yer alan iddialarla ilgili yazılı bir açıklama yaptı. Hukuki süreçler tamamlanmadan yapılan tek taraflı paylaşımların kentin turizm markasına zarar verdiğini vurgulayan Kayhan, kamuoyunu sağduyulu olmaya davet etti.
“Münferit İddialar Bütün Sektörü Zan Altında Bırakmamalı”
Vatandaşların yaşadığı olumsuzlukları dile getirme ve hukuki yollara başvurma hakkının meşru olduğunu belirten Kayhan, iddiaların hedefindeki işletmelerin de savunma hakkı ve hukuk güvencesi bulunduğuna dikkat çekti. Doğruluğu teyit edilmemiş bilgilerin sosyal medyada hızla yayılmasının ciddi riskler barındırdığını ifade eden Kayhan, şunları kaydetti:
“Doğruluğu henüz ortaya konulmamış, tek taraflı anlatımlara dayanan paylaşımlar yalnızca ilgili işletmeyi değil; Bodrum’u, Muğla’yı ve ülkemizin en önemli değerlerinden biri olan turizm sektörünü de doğrudan etkilemektedir. Elbette yanlış varsa ortaya çıkarılmalı, mağduriyet varsa giderilmeli ve hukuk gereğini yapmalıdır. Ancak aynı hassasiyet, yılların emeğiyle oluşturulan kentimizin ve turizmimizin itibarının korunması konusunda da gösterilmelidir.”
“Sosyal Medyadaki Bilgi Kirliliğinin Bedelini Bütün Şehir Ödüyor”
Sosyal medyanın doğru kullanıldığında işlevsel bir denetim mekanizması olduğunu ancak teyitsiz bilgilerin faturasının ağır olabileceğini vurgulayan Kayhan; Bodrum, Marmaris, Fethiye, Datça, Köyceğiz, Akyaka ve Seydikemer gibi destinasyonların yıllardır büyük emeklerle inşa edildiğini hatırlattı.
Yurt dışındaki benzer olaylara yaklaşım ile Türkiye’deki tepkiler arasında fark bulunduğuna işaret eden Kayhan, eleştirilerin yıkıcı değil yapıcı olması gerektiğini belirterek sözlerini şöyle tamamladı:
“Eksikleri konuşalım, yanlışları düzeltelim; ancak bunu yaparken kendi değerlerimizi yıpratan değil, çözüm üreten ve ortak geleceğimizi güçlendiren bir anlayışı benimseyelim. Çağrımız peşin hükümlere değil hukuka, algılara değil gerçeklere, kutuplaşmaya değil sağduyuya ve ortak akla sahip çıkılmasıdır. Kentimizi, emeğimizi ve turizmimizi birlikte koruyalım.”
