Doğu ve Batı Almanya’nın barışçıl biçimde yeniden birleşmesinin sembolü olan Alman Birliği Günü’nün 36. yıl dönümü, İzmir Almanya Başkonsolosu Dr. Kathrin Misera-Lang’ın ev sahipliğinde Wyndham Grand İzmir Özdilek Hotel’de düzenlenen özel bir resepsiyonla kutlandı.
Resepsiyona İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Levent Yıldır, Karşıyaka Belediye Başkanı Yıldız Ünsal, diplomatik misyon ve fahri konsolosluk temsilcileri, İzmir iş dünyasının önde gelen liderleri ile Alman askeri protokolü katıldı.
“Özgürlük ve Birliğin Yeniden Tesis Edilmesini Kutluyoruz”
İki ülkenin milli marşlarının okunmasıyla başlayan gecenin açılış konuşmasını gerçekleştiren Başkonsolos Dr. Misera-Lang, konuşmasının bir bölümünü Türkçe sunarak konukları selamladı. İzmir’de görev yapmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Misera-Lang, 3 Ekim 1990’da tamamlanan birleşmenin, Doğu Almanya halkının cesareti, dönemin Batı Almanya hükümetinin kararlı tutumu ve Müttefik Devletlerin onayı sayesinde hayata geçtiğini vurguladı.
Küresel ve bölgesel güvenlik konularına da değinen Misera-Lang, Rusya-Ukrayna savaşı ve artan hibrit tehditler karşısında Avrupa’nın ciddi sınavlar verdiğini belirtti. Almanya’nın Ukrayna’ya desteğini sürdüreceğini ifade eden Başkonsolos, NATO’nun ortak savunmadaki kritik rolüne dikkat çekerek İzmir’deki NATO Karargahı’nda görev yapan Alman ve Türk askerlerine özel olarak teşekkür etti.
“Kutuplaşmaların Aşıldığı Bir Toplumsal Birlik”
Konuşmasında özgürlük, demokrasi, hukuk devleti ve insan haklarının Alman Anayasası’nın temel sütunları olduğunu hatırlatan Misera-Lang, Türkiye ve Almanya arasında bu değerler doğrultusundaki köklü diyaloğa işaret etti. Başkonsolos, toplumsal kutuplaşmaların aşılmasında birlik ve beraberlik ruhunun belirleyici olduğunu ifade etti.
Türk-Alman İlişkilerinde Eğitim, Ekonomi ve Vize Rekoru
İki ülke arasındaki insani ve ekonomik bağların gücüne vurgu yapan Misera-Lang, öne çıkan başlıkları şöyle aktardı:
Eğitim ve Kültür: Goethe-Institut İzmir bünyesinde yılda 7 binden fazla Almanca sınavı yapıldığını belirten Başkonsolos, Urla’daki Alman Okulu ve Almanca eğitim veren yerel kurumların iki kültür arasında stratejik bir köprü kurduğunu söyledi.
Ekonomik Dinamizm: Almanya’da Türk girişimciler tarafından kurulan 100 bini aşkın şirkete dikkat çekilerek, bu başarının temellerini atan Türk-Alman İşgücü Anlaşması’nın 65. yılı anıldı. İzmir ve Ege Bölgesi’nin tekstil, imalat, makine, otomotiv yan sanayisi ve özellikle yenilenebilir enerji sektörlerinde Alman yatırımcılar için cazibe merkezi olmaya devam ettiği ifade edildi.
Vizede Rekor Artış: Başkonsolosluğun 2025 yılı verilerine göre yaklaşık 42 bin vize düzenlenerek rekor kırıldığını açıklayan Misera-Lang, AHK ortaklığıyla yürütülen “Business Fast Track” uygulaması ve kademeli vize sistemi sayesinde iş dünyasına kolaylık sağlandığını; turistik vizelerdeki bekleme sürelerini azaltmak için de çalışmaların aralıksız sürdüğünü kaydetti.
İklim Diplomasisi ve COP31 Mesajı
Konuşmasının son bölümünde Antalya’da gerçekleştirilecek COP31 İklim Konferansı’na atıfta bulunan Misera-Lang, yeşil dönüşüm ve elektrifikasyon süreçlerinde Türkiye ile iş birliğini derinleştirme kararlılığında olduklarını söyledi. Goethe-Institut İzmir organizasyonuyla Ege Üniversitesi’nde düzenlenecek “Suyumuz – Unser Wasser” konferansı ile Bremen Senatörü Özlem Ünsal’ın İzmir ziyaretinin yeni ortaklıklara zemin hazırlayacağını belirtti.
Resepsiyon, Türk ve Alman davetlilerin iki ülke arasındaki diplomatik, ekonomik ve kültürel ilişkileri değerlendirdiği ikili görüşmelerle sona erdi.












