Muğla Güçbirliği Derneği’nden Sert Kadın Cinayetleri Tepkisi

Muğla Güçbirliği Derneği’nden Sert Kadın Cinayetleri Tepkisi
REKLAM ALANI

Muğla Güçbirliği Derneği, son dönemde artan kadın cinayetleri ve kadına yönelik şiddete karşı yazılı bir basın açıklaması yayımladı. Dernek Başkanı Serdar Kayhan imzasıyla paylaşılan açıklamada, kadına yönelik şiddetin hiçbir gerekçeyle meşrulaştırılamayacağı vurgulanarak yetkili kurumlardan medyaya, erkeklerden tüm topluma kadar geniş bir kesime somut adımlar atılması yönünde çağrıda bulunuldu.

“Hiçbir Erkek Bir Kadının Sahibi Değildir”

Kendi hayatı hakkında karar almak ya da ayrılmak isteyen kadınların hedefe konulmasının kabul edilemez bir insanlık sorunu olduğuna dikkat çekilen açıklamada şu ifadeler yer aldı:

“Bir kadın bir ilişkiyi reddettiği, ayrılmak istediği veya kendi hayatına kendisi karar verdiği için öldürülüyorsa, hepimizin yüzleşmesi gereken bir insanlık sorunu vardır. Bu vahşeti açıklayacak bir aşk, hafifletecek bir kıskançlık veya mazur gösterecek bir öfke yoktur. Hiçbir erkek bir kadının sahibi değildir; kadının özgürlüğünün sınırını erkeğin tahammülü belirleyemez.”

Yetkili Kurumlara Etkin Koruma Çağrısı

Artık yalnızca başsağlığı mesajları yayımlanmasını istemediklerini ve hayatta tutan somut sonuçlar görmek istediklerini belirten Kayhan, yardım taleplerinin ve tehdit beyanlarının vakit kaybetmeksizin dikkate alınması gerektiğini vurguladı. Açıklamada; kamu kurumlarına şiddet başvurularında gecikmeksizin harekete geçilmesi, koruma kararlarının etkin şekilde uygulanması, risklerin titizlikle izlenmesi ve olası ihmallerin hesap verilebilir bir anlayışla soruşturulması çağrısı yapıldı.

“Medya Dilini Değiştirmeli, Erkekler Sorumluluk Almalı”

Topluma ve medya kuruluşlarına da seslenilen metinde, cinayetin “aşk” ya da “kıskançlık” gibi ifadelerle romantize edilmemesi ve mağdurun yaşam tarzı sorgulanarak failin sorumluluğunun gölgelenmemesi gerektiği ifade edildi.

Bunun yanı sıra erkek topluluğunun da kendi içinde dönüşüm sağlamak zorunda olduğuna değinilerek; reddedilmeyi kabul etmenin, ayrılığa saygı duymanı ve çevredeki tehdit ile baskıları “aile meselesi” veya “öfke anı” diyerek geçiştirmemenin insani bir zorunluluk olduğunun altı çizildi.

“Yaşam Hakkı İçin Daha Kaç Kez Başsağlığı Dileyeceğiz?”

Açıklama, kadına yönelik şiddetle mücadelede kararlılık vurgusu ve kamuoyuna yönelik şu sorularla sona erdi:

“Muğla’dan bütün Türkiye’ye çağrımızdır: Kadınların güvenliğini tesadüfe, özgürlüğünü başkasının onayına, yaşamını bir saldırganın insafına bırakamayız. Kaybettiğimiz kadınları saygıyla anıyor, yakınlarının acısını paylaşıyoruz. Bir sonraki kadının adını öğrenmek değil; yaşadığını, güvende olduğunu ve kendi hayatını özgürce kurabildiğini bilmek istiyoruz. Yaşam hakkı için daha kaç kez başsağlığı dileyeceğiz?”

Yayınlama: 22.10.2026
A+
A-
REKLAM ALANI
Bir Yorum Yazın
Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.