Bir emekli polisin, uyuşturucu batağındaki öz evladı tarafından kendi beylik tabancasıyla vurulması, toplumsal bir trajedinin en acı vesikasıdır. “TANRI KİMSEYİ EVLADI İLE SINAMASIN” feryadı, sokaklarımızı kuşatan o büyük tehlikeyi haykırıyor: Uyuşturucu. Özellikle Marmaris gibi turizm şehirlerinde bu illetle mücadele, artık sadece JANDARMA VE POLİSİN sırtına bırakılamayacak kadar hayati bir boyuttadır.
KOLAY PARA TUZAĞI VE KİMYASAL TEHLİKE
Marmaris’te yaşanan yüksek enflasyon ve lüks yaşama arzusu, yeni nesli “kolay yoldan zengin olma” tuzağına çekiyor. Eğlence sektöründe yada otel de çalışan, ayda 40 bin lira maaş alan bir komi veya garson, turistlerin uyuşturucu talebini fırsat bilip torbacılığa yöneldiğinde, bir gecede maaşı kadar para kazanabiliyor. Ancak bu kirli çarkın yarattığı en büyük tehdit, geri dönüşü olmayan sentetik (kimyasal) uyuşturuculardır. Bu maddeler gençlerin beynini ilk kullanımda esir alıyor; onları öz babasına silah çekecek kadar canavarlaştırabiliyor.
“MUHBİRLİK” HAİNLİK DEĞİL, YAŞAM KURTARMAKTIR
Bizim halkımızda “MUHBİR” kelimesine yanlış bir algıyla adeta bir hainlik sıfatı gibi bakılır. Bu, zehir tacirlerinin arkasına saklandığı en büyük kalkandır! Oysa şüpheli bir durumu ihbar etmek hainlik değil; bir anneyi feryattan, bir genci ise mezardan kurtarma refleksidir. Vatandaşın “Bana dokunmayan yılan bin yaşasın” diyerek kafasını çevirmesi, suça ortak olmaktır.
TRAFİK KAYNAĞINDAN MİNİMUMA İNDİRİLMELİDİR
Muğla ve Marmaris JANDARMA narkotik ekipleri, son aylarda ilçe merkezlerinden köylere kadar çok ciddi operasyonlar yürüterek onlarca zehir tacirini yakaladı ve adalete teslim etti. Kolluk kuvvetlerinin bu özverili mücadelesi takdire şayandır. Fakat bu zehir Marmaris’e gökten inmiyor; Aydın, Denizli ve İzmir gibi metropollerden akıyor. Bataklığı kurutmak için uyuşturucu trafiğinin daha ilçemize girmeden, şehirlerarası yollarda, kaynağında kesilmesi gerekiyor. Marmaris’te başta JANDARMA olmak üzere güvenlik kuvvetlerimiz mücadele verirken bahsettiğim şehirler de keyiflik var ise bunun önlemi alınmalı.
BU SAVAŞ HEPİMİZİN ORTAK MÜCADELESİ
Polis ve jandarma suçluyu yakalar; ancak toplumsal çürümenin önüne sadece kelepçeyle geçilemez. Esnafın çalıştırdığı personeli denetlemesi, ailelerin çocuklarına sahip çıkması ve vatandaşın şüpheli durumları anında güvenlik kuvvetlerine bildirmesi şarttır. Unutmayalım; bugün görmezden geldiğimiz o sokak satıcısının zehri, yarın kendi evladımızın damarlarına sızabilir. Geleceğimizi korumak için sessizlik sarmalını kırmak zorundayız. Marmaris ve Muğla Jandarma ekipleri bu konuda çok hassas. Fakat, yaptıkları operasyonları kamuoyunun bilmesi ve mücadeleyi görmesi lazım. Bu mücadele gösterilirse yurttaşlarımız da destek vereceğine inanıyorum

