Sağlık Sisteminde Liyakat Sınavı: Muğla’da Yurttaşın Çektiği Fotoğraf

Muğla Eğitim Araştırma Hastanesi, burası bir devlet hastanesi. Yani adı üstünde, “devletin” ama halkın parasıyla dönen, halk için var olması gereken bir hastane.  Geçtiğimiz günlerde MarmarisHaber sitesinde yayınlanan görüntülü haber ülkemizin  sağlık sistemine dair iç karartıcı bir tabloyu gözler önüne serdi.

Pis tuvaletler, dökülmüş sıvalar, bakımsız hasta odaları…Geçtiğimiz hafta hastanenin arkasında  arabayı park etmek için gittiğimiz alanda kullanılacak durumdaki ofis malzemelerinin  güneşin alnında adeta çöp yığını gibi durduğunu da biz görmüş ve çok şaşırmıştık. Hasta yakınları  cep telefonlarıyla çekmiş bu kareleri. Sosyal medyada paylaşmışlar, yerel basına ulaştırmışlar.

Yani ne olmuş?

Denetim mekanizmalarının göremediğini halk görmüş ve  göstermiş. Dürüstçe söyleyelim: “Yurttaş, devlet hastanesinde mevcuttakinden  daha iyi hizmet beklentisi olduğunu belirtiyor” konu bu aslında. Hastane yönetimi ile konuştuğumda da personel sıkıntısını dile getiriyor zaten.

Hizmet kalitesini yükseltmek için personel sayısının artması gerekiyorsa “biz vatandaşlık görevimizi yerine getirip  vergimizi ödüyoruz, siz de çoğaltın personeli” diyor halk  devletin yetkili makamlarına. “Personel likayatli değilse sırtta kamburlar varsa hakkım helal değil” diyor! Muğla’da halkın denetleyiciliği görev bilmesi ve bu bilinçli tutum da en doğal hizmet alma makamı  hakkıdır!

Ama sonra ne olmuş dersiniz?

Çiçeği burnunda il sağlık  müdürünün makamından, savunma metni gibi cevap gecikmemiş. “Torpilsiz” ve “liyakat öncelikli”  yeni dönemde İl Sağlık Müdürünün talimatıyla düzelmiş bütün bu geçmiş döneme ait  sorunlar. Bu görüntü ve sosyal medyadaki mevcut şikayetlerin bugünle ilgisi yokmuş.   Okuyucu yorumlarına ve ihbarlara kayıtsız kalmayan  gazeteye ve bu minvalde haber yapacak başkalarına da  aba altından sopa gösterilerek “Yargıya gideriz!” denmiş. Tam bir fiyasko!

Neden ? Çünkü devlette bütünlük ve devamlılık esastır. Maalesef ikidir aynı makamdan gelen ve geçmiş yönetimi zan altında bırakan ifadeler okuyoruz. Bu durum,  daha dün bir bugün iki dediğimiz bir yönetimden geliyor! Hizmet makamındasınız halk ise hizmeti alan makamda diye hatırlatmaya  gerek var mı?

Şimdi soruyorum bu açıklamayı yazanlara ve  Sağlık Bakanlığımıza;

Tuvaletleri çekip yollayan vatandaş mı yargılanmalı, çekilen görüntüleri haber yapan mı ya da haberin altına yorum yazan mı yoksa bu rezaleti halka layık görenler mi?  Sizce kim yargılanmalı? Kim denetlenmeli?

Sahi soralım mı  temizlik personelini azaltan, bakım bütçesini başka yerlere aktaran imzalar kimin? Devlet hastanesinin temizliğini sorgulatanlar kim? Bunun dünü bugünü mü var?

Şeffaflıktan bu kadar mı korkulur? Eleştiriyi düşman, haberi tehdit kabul eden bir zihniyetle kamu sağlığı nasıl  korunur?

Sağlık sistemi, yalnızca doktorlarla, hemşirelerle işlemez. Aynı zamanda yöneticilerin vizyonu, temizlik görevlisinin saygı görmesi ve halkın sesinin duyulmasıyla ayakta kalır.

Ama görüyoruz ki; basını yargı ile susturup görüneni  halının altına süpürmek daha kolay geliyor.

Şimdi elimizi vicdanımıza koyalım:

Bir yurttaş  olarak annemizi, babamızı, çocuğumuzu hastaneye götürdüğümüzde ne bekleriz?

Temiz bir tuvalet, düzgün bir oda, çöpsüz bir bekleme salonu… Çok şey mi istiyoruz?

Yahu biz hasta yakınıyız, müşteri değiliz. Gazeteci de düşman değil, halkın sesi. Siz o fotoğraflardaki pisliği görmüyor musunuz? Yoksa sadece kameralara yansıyınca mı rahatsız oluyorsunuz?

Halk yalan söylemez. Kamunun vicdanı olan gazeteci de algı peşinde değildir. Bundan gazetecinin ne menfaati var ki kötülesin durduk yerde devlet hastanesini ? Görüyorsak haberleştiriyoruz. Siz de önce inkârı bırakın, sonra temizlik kovasını elinize alın.

Yoksa bu halk daha fazla  konuşmaz, mevzu siyaset ise örneği çoktur biliriz;   sandıkta gereğini  yapar.

Sayın Sağlık Bakanı,

Bu tarz olaylar sadece bir hastaneyi değil, tüm sağlık sistemimize olan güveni sarsmaktadır. Halkın haber alma hakkı ve sağlıklı bir ortamda tedavi görme hakkı, anayasal güvence altındadır.

Bu açıklamanın antetli kağıdında makamınızın adı geçiyor diye size sesleniyorum:

Sizden beklentimiz; haberi yapan gazeteciye dava açmak değil, o tuvaleti neden temiz tutamadığımızı sormak ve gereğini yapmaktır.

Gelin bu olayı bir dönüm noktası yapalım. Sadece görüntüyü değil, sistemi de temizleyelim.

Velhasılı; liyakat şimdi mi önem kazandı, torpil dünden beri hep mi vardı?  tartışmaları derken.. Ki bunu tartışmamıza vesile de yeni Muğla İl Sağlık Müdürlüğünden basına dağıtılan  metindi. Ya işte böylece  sabah olmuş erken dostlarım…

Demek ki neymiş her şeyin fazlası fazlaymış!

Haydi selametle…

Yayınlama: 03.08.2025
A+
A-
REKLAM ALANI
Bir Yorum Yazın
Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.