Yaz boyunca fuardaydık.
Fotoğraf verdik,
Broşür dağıttık,
Gülümseyip “Seneye patlıyoruz” dedik.
Patladık.
Ama turizm değil, sinirlerimiz.
Şezlonga zam geldi,
Otopark yok,
Halk olarak denize gireni geçtim ulaşabileni yok,
Plaja giren çıkamıyor,
Kredi kartı patlayan patlayana,
Tatili yarıda kesip Yunan’a kaçan çok.
Ama önemli değil,
Biz damda Şam’da fuardaydık.
Gelen turist trafiğe takıldı,
Denize değil, kuyruklara girdi.
Koylar özelleşti,
Fiyatlar uçtu.
Yerel halk da tatile çıkamadı.
Yani yaz boyunca herkes perişan oldu ama,
Yine de her stantta gülen yüzlerimiz vardı çok şükür.
Sezon bitti.
Turist gitti.
Fatura yine vatandaşa kaldı.
Yağmur başladı.
Ama gökten değil,
İhmalkârlıktan yağıyor sanki.
Alt yapı yok.
Üst yapı şov.
Sokaklar nehir,
Rögarlar boğulmuş.
İtfaiye hortumla değil,
Yumrukla savaşıyor suyla.
Evler sular altında,
Yollar çöktü.
Araçlar yüzerken,
Köprüden bakan belediyeci,
Zeybek oynuyor.
Vatandaş dizine kadar suyun içinde,
Yönetici sahnede…
Soruyoruz:
Bugünlerin geleceği hiç mi bilinmiyordu?
Her yıl bu kent sular altında kalırken,
Neden hâlâ hiçbir önlem alınmıyor?
Tamam…
İhmal ettiniz.
Tedbir almadınız.
Ama kardeşim…
İnsan biraz utanır.
Evler, işyerleri sele teslimken, SMS yurttaşın cebindeyken,
Siz hâlâ sahne buldukça,
“Bize ne canım!” der gibi zeybek oynuyorsunuz.
Alkışlayanlar da var tabii.
O da ayrı vaka.
Sel olmuş, elektrik yok, su yok,
Adam hâlâ diyor: “Vallahi iyi oynadı başkan!”
Sahi bu nasıl bir ruh hali?
Sosyologlar mı inceler, psikiyatrlar mı bilemem…
Ama felaketin ortasında oynanan bu tiyatro,
Artık vatandaşı güldürmüyor.
CHP il başkanı atanacak.
AK Parti il başkanı da atanacak.
Hayırlı olsun muş…
Ama Muğla’ya yıllardır hizmet ataması yok! Ona ne buyrulur?
Ne halkın yaşam şartlarını iyileştiren bir yatırım,
Ne bir çözüm için yurttaşa danışma, halini arz etmesine fırsat tanıma,
Ne de bir devlet eli.
Siyaset, siyaset olsaydı…
Devletin gücü, imkânı, çözümü bu kente akardı.
Ama olmadı. Siyaset iş bilmezlere teslim oldu.
Onlar da ne talep etmeyi bildiler…
Ne de o koltukların şehre hizmet için var olduğunu hatırladılar.
Kendi içlerinde seçim yarışına girenler,
Vatandaşın derdi için tek cümle kurmadılar.
Günü birlik hesaplarla,
“Başkan kim olacak?” diye didişenler,
“Vatandaşın hali ne olacak?” diye düşünmediler.
Özetle…
Koltuk için birbirini ezenler,
Şehri ezdiler.
Devlet burada yok.
Çünkü devleti buraya çağıran da yok.
Ama zeybek oynayan çok.
Selden etkilenen yurttaşlara geçmiş olsun der, cemil cümleye sabırlar dilerim.
Haydi selametle…
