CHP Muğla’da 87 Günün Siyasi Bilançosu ve Ahmet Aras Krizi

87 gün siyasette kısa bir süre değildir. Napolyon’un dönüşü “Yüz Gün” diye tarihe geçti. Roosevelt’in ilk 100 günü bir siyasi ölçü haline geldi. Çekoslovakya’da 42 gün, bir rejimin çözülmesine yetti. Küba Füze Krizi’nde 13 gün, dünyayı nükleer savaşın eşiğine getirip geri çevirdi.

Peki CHP Muğla’da 87 günde ne oldu?

Bir il başkanı atandı. Takvim işlemeye başladı. İl yönetimi değişti, ilçeler yeniden şekillendi; hatta bazı ilçeler tekrar tekrar şekillendi. Ama o 87 gün, 13. ilçe başkanını Seydikemer’e atamaya yetmedi. Koltuk henüz boş, doldurulamadı. Belediye başkanları parti değiştirdi, tepkisiz kalındı. İşçiler sokağa çıktı, kriz büyümeden önlenemedi; açıklama yapmak için bile önce CHP’li Büyükşehir Belediye Başkanının olayı çözmesi beklendi…

Bu arada, il başkanı atanmadan önce başlayan “Büyükşehir Belediye Başkanı AK Parti’ye geçecek mi?” tartışmaları temcit pilavı gibi bir yaz boyunca kamuoyunun gündeminde tutuldu. 24 Ağustos’ta ise bu senaryoya yeni bir başlık eklendi: “Büyükşehir   Yeni Parti’ye geçiyor.”

Yani Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Aras, Türk siyasi tarihinde ilk defa partiliydi; ama “Hangi rozeti takacak?” kararsızlığı ve muğlaklığı ile nam saldı.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun kendisi ile ilgili geçmişteki düşünceleri zaman zaman basında konuşuldu. Hatta göreve geldiği an ihraç edilecekler listesinde Ahmet Aras’ın da olacağından kuşku duymayanlar bile vardı. Öyle olmadı. Ne Ahmet Aras CHP’yi bırakabildi ne de CHP Ahmet Aras’ı…

Yeni il yönetiminin atanmasında Ahmet Aras’ın bizzat dahli olduğu konuşuldu. CHP İl Başkanının Bodrum’dan atanmasının sebebi olarak bunu gösterenler bile oldu. Hatta örgüt içinde  “CHP İl Başkanı Karahan , konu Büyükşehir Belediyesi olunca sessizliğini sonuna kadar korumaya çalışıyor” denildi.  Belediye işçilerinin sendika tercihlerini yapmakta baskı gördüklerinde CHP il başkanlığı  günlerce açıklama yapmadan  bekledi. İl başkanlığını arayan, yardım isteyen  işçilere “Sorunu kendi içinizde çözersiniz” dendiği de kulislerde çalkalandı. Belediye işçilerinin baskı ile Yeni Parti’ye üye yapıldığı konusunda da tarafsız kalmayı tercih etti CHP İl Başkanlığı ancak aslında taraftı…

Günün sonunda tablo net: CHP Muğla’da kaldı mı?

CHP denince Muğla’da ilk akla gelen isimlerin birçoğu artık CHP’de değil. CHP’nin Muğla’da milletvekili yok! Belediye başkanları sayısı 11’den 5’e  düştü. Meclis üyeleri deseniz kalırlar mı onlar da gittiler tabi..

Sorumlu kim? Sorumlu yerel aktörler değil. Açık açık yazıyorum sorumlu : Ankara…

Muğla’yı dizayn etmekle görevlendirilen isimlerin Muğla’da siyasi bir karşılıklarının olmadığı, örgütü hiç tanımadıkları ve kamuoyunda unutulmayan geçmiş lekeleri masaya koyarak bir arınma sağlanamayacağının açık bir tablosudur bu son fotoğraf.

Ankara, Muğla’yı hiç tanımamış, hassasiyetlerini asla algılayamamış. “Kale” diye anılan şehre bu kadar kayıtsız kalabilmek de Ankara’ya nasip olmuş!

Tam bu tıkanıklığın ortasında, İl Disiplin Kurulu Başkanı Aziz Gürsoy’un Ahmet Aras’ın ihraç konusunu gündeme taşımasıyla süreç yeni bir evreye girdi. Gürsoy’un bu çıkışı, aylardır biriken örgütsel patlamanın ve sahada yaşanan kırılmanın artık gizlenemez bir boyuta ulaştığının tescilidir.

Süreç, yerel siyaset ve örgüt içi dengeler açısından şu acı gerçekleri yüzümüze çarpıyor:

* Örgütsel Boşluk ve Yönetim Aksamaları: 87 günlük süreçte yönetimlerin ve ilçe yapılarının sıkça değişmesine rağmen son ilçe başkanlığının halen boş kalması, örgüt dizaynında yaşanan tıkanıklığı açıkça gösteriyor.

* Kriz Yönetimi ve Sessizlik: Belediye işçilerinin sendikal baskı ve üyelik iddiaları karşısında il başkanlığının sergilediği pasif ve geç kalmış tutum, partinin sahaya müdahale refleksinin ne kadar zayıfladığını kanıtlıyor.

* Partiler Arası Geçiş ve Rozet Tartışmaları: Ahmet Aras etrafında dönen ve aylarca asılı bırakılan parti değişikliği tartışmaları, muğlaklığı ve idari-siyasi belirsizliği derinleştirmekten başka bir işe yaramadı.

* Ankara Merkezli Müdahaleler ve Kopukluk: Yerel örgütü ve Muğla’nın özgün siyasi dokusunu tanımayan aktörlerin “Ankara’dan dizayn” çabalarının sahadaki karşılıksızlığı; milletvekili, belediye başkanı ve meclis üyesi düzeyinde ağır bir erimeyle sonuçlandı.

Yerel unsurların göz ardı edildiği ve tepeden inme siyasi mühendisliklerin dayatıldığı her senaryoda olduğu gibi, Muğla’da da tabandaki bağlar kopmuş durumda. Ankara’nın Muğla’yı okuma biçimi ile Muğla’nın gerçekliği arasındaki bu devasa uçurum kapatılmadıkça, 87 günlük bu kısa zaman dilimi Muğla siyaset tarihine büyük bir savrulmanın takvimi olarak kazınmaya devam edecek.

Şimdi gözler CHP Genel Merkezde…

Muğla’nın CHP için  sorusu net : Tamam mı devam mı?

Haydi selametle…

Yayınlama: 05.10.2026
A+
A-
REKLAM ALANI
Bir Yorum Yazın
Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.