‘Sakar Altı Sakar Üstü’ Bir  Gazete miydi?! 

Ortada bir operasyon var.

Gözaltına alınanlar var.

Şikâyetçiler var.

Bir de bütün bunların üzerine boca edilmeye çalışılan bir meslek: gazetecilik.

Peki soralım:

Bu kişiler haber yazarken mi gözaltına alındı?

Bir haber mi yargı konusu oldu?

Tekzip mi reddedildi, cevap hakkı mı gasp edildi?

Yoksa mesele, kişisel ve siyasi hesaplaşmaların sosyal medya üzerinden yürütülmesi mi?

Cevap ortadaysa, kavramları karıştırmanın kimseye faydası yoktur.

Gazetecilik, her gözaltının kalkanı değildir.

Gazetecilik, her paylaşılan metnin adı hiç değildir.

Gazetecilik; unvanla değil, yapılan işle tanımlanır.

Bir kişi gazeteci olabilir.

Ama her yaptığı gazetecilik değildir.

Bugün yaşanan tam olarak budur.

Siyasi bir iç hesaplaşmayı,

trol faaliyeti iddialarını,

kişisel iştiraklerle yürütüldüğü öne sürülen eylemleri

“gazetecilere operasyon” başlığıyla sunmak,

gerçeği savunmak değil, gerçeği bulandırmaktır.

Bu bulandırma en çok kime zarar verir?

Gazeteciliğe.

O yüzden meslek örgütlerinin soğukkanlı duruşu önemlidir.

Çünkü gazeteciliği savunmak,

her üstüne atılanı sahiplenmek değildir.

Aksine, neyin gazetecilik olmadığını cesaretle söyleyebilmektir.

Hukuk işlemektedir.

Taraf olmak isteyen olur, yorum yapan olur.

Ama meslek, siyasi kavganın tarafı haline getirildiği gün,

hem bağımsızlığını hem itibarını kaybeder.

Ve unutulmamalıdır:

Gazetecilik, bağırarak değil;

ayırt ederek ayakta kalır.

Haydi selametle…

Yayınlama: 22.01.2026
A+
A-
REKLAM ALANI
Bir Yorum Yazın
Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.