Sessizlik En Pahalı Menü Oldu Muğla’da: Önce Belediyeler, Şimdi Valilik!

Akyaka’da, devlet ile yakın teması olduğu başkanının vali olmasından  belli olan Muğla  Vakfı, kamu arazisinde halkın  kafesini işletiyor; fiyatlar lüks, halk kapıda.

Muğla’da artık sessizlik bile ücretli.

Bodrum’da belediye kafeleri lüks restoranlarla yarışıyor demiştik.

O yazıdan sonra “Belediyenin işi lokanta mı?” diyenler çok oldu.

Haklıydılar.

Çünkü “sosyal belediyecilik” adı altında piyasa düzenini alt üst eden bir anlayış vardı ortada.

Ardından esnaf konuştu:

“Büyükşehir içkili mekân işletiyor, sosyal belediyecilik faaliyetlerinden mi bu?

Ekmeğimize ortak oldular, vergilerle, cezalarla bizi bitiriyorlar.”dedi. Onu da dile getirdik çok şükür bir yazıyla ve sağ olsunlar esnaf kardeşlerim beni çok onure eden geri dönüşler yaptılar. Hepsinin pazarı bereketli olsun.

Bugün geldik Akyaka’ya.

Bir farkla…

Bu kez karşımızda belediye değil, valilik var. Halkın yanında olması beklenen bir kamu kurumundan diğerine geçtik bu sefer.

Yani; devletin gölgesinde işleyen Muğla Vakfı bu kez baş köşede konuğumuz.

Akyaka’da bir kafe işletiyor Muğla  Vakfı. Senelerdir giderdim. Son bir yıldır hiç gitmemişim. Pazar günü gittim ve  ne göreyim:

0.5 litrelik su 30 TL,  küçük çay 30 TL, tost 200 TL, Bafra pidesi 450 TL.

Üstelik alkollü içecekler de menüye dahil.

Akyaka’da küçük esnaf bir saatlik deniz turunu yanında balık ekmeğiyle  450 TL’ye halka sunuyor.

Muğla Vakfı’nın kafesinde ise  bir porsiyon Bafra Pidesi  450 TL. Pide dediysek şimdi yanlış anlaşılmasın Ankara’da kır pidesi deriz biz buna.

Soruyorum size:

Susuz pide mi, deniz gezmeli taze taze balık ekmek mi? Hangisi daha halktan yana?

Kafenin bulunduğu alan kimin?

Vakfın.

Yani devletin.

Yani halkın.

Ama ne hikmetse, halkın mekânında halkın giremeyeceği bir “kapalı bölüm” var.

Neden? diye sordum.

“Yönetmelik gereği.” dediler.

Canım hangi yönetmelik bu?

Sağlık mı, Tarım mı?

Yoksa farkında olmadan Muğla’ya özel  Ayrımcılık Bakanlığı  kuruldu da haberimiz mi olmadı?

Kıyılarda oturmayı hak eden halkla,

“Vatan toprağında nerede oturacağına biz karar veririz” diyen zihniyetin farkı bu işte.

Kamusal alanlarda bile vatandaş, vatandaşla ayrılıyor. Bu halka reva mı?

Üstelik Gökova Çevre Derneği’nin avukatı Arzu Alper,

geçtiğimiz mayısta basına  yaptığı  açıklamasında diyor ki:

‘Muğla Vakfı bizim’ diyen bir aşiret tarafından tehdit edildik!

Ve vakfa  “birilerinin sponsor” olduğunu da bize söylediler!  İlgili video 5 aydır yayında. Haberlerine tekzip yok! Yani iddialar güçlü…Buyur buradan yak.

Arzu Hanım haklı, sahiden şehirde  valinin başkanı olduğu bir vakfın sponsora ne ihtiyacı var?

Devletin gücü yetmiyor mu? Sorusunu millete sordurmak da neyin nesi? Haydi bu soruyu bir soran çıktı bu soruya sessiz kalanlara ne demek icap eder?

Neler yaşanıyormuş Akyaka’da son iki yıldır ?

Şimdi halk soruyor:

— Bu vakıf kimin için çalışıyor?

— Gelir-gider tablosu neden gizli?

— Devletin vakfı neden halkın sofrasında rakip oldu?

— Fiyat politikasını kim belirliyor?

Cevap?

Bekliyoruz.

Tıpkı boş bardak gibi…

Ne doluyor, ne ses çıkarıyor.

Bak belediyelere “gık” var mı önceki eleştirilere, sorulara?  Yok !

Ya sabır, el vicdan!

O yüzden diyoruz ki:

Sessizlik, Muğla’da en pahalı menü oldu.

Önce belediyeler, şimdi valilik…

Kamu kurumlarımızın geldiği hal milletin de benim de  yüreğimizi yoruyor!

Cevap gelmezse bir sonraki yazım için çok sayıda dilekçe ile okuyucularımla birlikte   o “yönetmeliği” ve vakfın gelir tablosunu CİMER’den isteyeceğiz. Gelen yanıt neyse ona göre ilerleyeceğiz.

Belki orada yazar:

“Gelir: Halk.

Gider: Güven.”

Konuya dair cümlelerim   şimdilik bu kadar…

Okuyucuma Dip Not:

30 Ağustos Zafer Bayramı afiş krizini ilk dile getiren videolu mesajla bendim bunu sizler zaten biliyorsunuz.

Bu kez belli ki yükü üstünde bir emekçinin  yaptığı ve Valilik eliyle derhal düzeltilen harf hatası yerine halka yapılan asıl hataları yazmakla meşguldüm. O nedenle bu konuya dair iletim yoktur! Halkın sesine ses olurken birine konuşayım, diğerine susayım telaşım yoktur, hiç olmamıştır. Çiğ yemem karnım da ağrımaz!

Milli bayram afişleri hususunda gösterilen hassasiyet için basın emekçilerine, Muğla kamuoyuna ve Muğla Valiliğine kendi adıma  teşekkür ederim.

29 Ekim  Cumhuriyet Bayramı konulu yazım yarın için  yayına hazırdır… Bayramlaşmaya yarın vaktimiz bol.

Haydi selametle…

Yayınlama: 27.10.2025
A+
A-
REKLAM ALANI
Bir Yorum Yazın
Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.