Bu işte bir iş var…
Aynı gaz, aynı ülke… Peki fatura neden şehirden şehire farklı?
Muğla’da yurttaş uzun süredir aynı şikâyeti dile getiriyor:
Bu şehirde hizmet pahalı, altyapı yetersiz.
Su faturalarında söylendi,ulaşımda söylendi, elektrik kesintileri özellikle köylerde beyaz eşyaları bozarken de söylendi.
Şimdi aynı tabloya doğalgaz faturaları da eklendi.
Kış aylarıyla birlikte Muğla’da doğalgaz faturalarına yönelik tepkiler arttı. Yurttaşlar yalnızca faturaların yüksekliğinden değil, ödenen bedelin karşılığında alınan hizmetten de memnun değil. Evler yeterince ısınmıyor, kombi kısılıyor, sıcak su tasarrufla kullanılıyor ama fatura yine cep yakıyor.
“Aynı gaz, peki bu fark neden?”
EPDK’nın açıkladığı birim gaz bedeli ülke genelinde benzer görünse de, sabit dağıtım ve hizmet bedelleri faturanın gerçek maliyetini belirliyor. Muğla’da abone sayısının düşüklüğü ve yerleşimin dağınık yapısı gerekçe gösterilerek bu maliyet doğrudan vatandaşa yansıtılıyor.
Sosyal medyada yurttaşların dikkat çektiği nokta da buradan kaynaklanıyor: Komşu illerle yapılan kıyaslamalar.
Benzer iklim koşullarına sahip İzmir ve Aydın’da doğalgaz faturalarının daha düşük olduğu yönündeki paylaşımlar, Muğla’daki tepkiyi büyütüyor.
İtiraz açık:
Sorun gazın kendisi değil, hizmetin pahalı olması.
Geçim zaten zorken…
Bu tabloyu Türkiye’nin genel ekonomik koşullarından bağımsız düşünmek mümkün değil. TÜİK verileri, gelir dağılımındaki eşitsizliğin yüksek olduğunu; toplam gelirin büyük bölümünün nüfusun en üst yüzde 20’lik kesiminde toplandığını gösteriyor. Yani nüfusun yaklaşık yüzde 80’i sınırlı gelirle yaşamını sürdürmeye çalışıyor.
Muğla’da 20 bin TL emekli maaşıyla yaşayan bir yurttaş için tablo basit:
Maaş kiraya yatıyor. (Zaten Muğla’yı bırak Türkiye’de 10 bin TL’ye ev kirası yok! )
Bu yüzden emekli olmak yetmiyor.
Yaşamak için emekli olamıyor, hâlâ çalışmak zorunda kalıyor.
Asgari ücretle geçinenler içinse maaş; elektrik, su, doğalgaz, telefon faturaları derken daha ay bitmeden eriyor.
Yurttaş soruyor:
Gıda bu tabloda nereye sığacak?
Ulaşım, sağlık, çocukların ihtiyaçları bu gelirle nasıl karşılanacak?
Kömür de çözüm değil!
“Doğalgaz pahalıysa kömüre dön” önerisi de gerçeği yansıtmıyor. Kömürle ısınan yurttaşlar için de yakıt maliyetleri geçen yıla göre ciddi biçimde artmış durumda. Yani tercih değişse de yük değişmiyor.
Fatura bilgisinde “Devlet ödüyor” deniyor ama…
Faturalarda bir de “devletin karşıladığı tutar” ibaresi yer alıyor.
Peki devlet bu parayı nasıl ödüyor?
Bir yerden sihirli bir kaynak çıkmıyor.
Devlet bu parayı;
vergilerden,
harçlardan,
akaryakıttan,
elektrikten,
sudan,
telefondan,
KDV’den,
ÖTV’den
yani yine vatandaşın cebinden topladığı parayla ödüyor.
Bu nedenle yurttaşın sorusu son derece basit ve haklı:
Benim adıma devlet ödeme yaptıysa, neden aynı faturada bütçemi sarsacak kadar yüksek bir bedel yine benden isteniyor?
Vatandaş destek satırına değil, ay sonunda cebinden çıkan toplam rakama bakıyor. O rakam düşmüyorsa, “devlet ödüyor” ifadesi içimizi ısıtmıyor, cebimizi yakıyor.
Yurttaş Soruyor:
Özetle, kamuoyunun yanıt beklediği sorular şunlar:
1. Aynı ülkede, aynı gaz kullanılırken Muğla’da faturalar neden daha yüksek?
2. Altyapı yatırımlarının maliyeti neden uzun yıllardır vatandaşa yükleniyor?
3. Isınmak temel bir ihtiyaç mı, yoksa geliri yetenlerin erişebildiği lüks bir hizmet mi?
4. Masabaşında oturup bu faturalara karar verenlere göre yurttaşın geliri Muğla’da döviz ile mi karşılanıyor? Yoksa yoksulluk altyapı maliyetlerine mi dahil ediliyor? Hangisi?
Sorun yalnızca soğuk hava değil, milletin yaşam şartlarının pervasız yükselen ağırlığı.
Haydi selametle…
