Siyasetin temel kuralıdır: Yerel yönetim sadece bir makam değil; o partinin vizyonunun ve seçmenine verdiği sözün sahadaki karşılığıdır. Hele ki CHP’nin güçlü olduğu Muğla’da beklenti; ortak akıl, kurumsal devamlılık ve yerel liyakattir.
Ancak bugün Muğla’da hem kamuoyunda hem parti tabanında dile getirilen eleştiriler, bu ilkelerle uygulamalar arasındaki mesafenin açıldığı yönünde ciddi bir tartışmayı beraberinde getiriyor.
Dün – Bugün: Aynı Şehir, Farklı Hafıza
Dünü bugün ele alanlar Menteşe’deki Kent Meydanını işaret ederek diyor ki:
“Meydanı sert zemine yaptılar. Biz o toplantıda yoktuk. Gölgeyi de hesaplamadılar.Meydan gölgesiz kaldı”
“Siz toplantıda yoktunuz. Eyvallah! Ancak alınan kararda çoğunlukla sizin parti rozetiniz vardı.” diyenler izleyiciler arasındaydı. Sesleri duyulmadı o anda!
Bugün…
Aynı şehirde…
100 metre ileride…
Toprağın üstüne mermer döşendi. Dün karar alanların dahli yoktu ama siz vardınız bu kez!
Sonra ne oldu?
Halk tepki gösterdi.
Geri adım atıldı.
Soruyorum:
Dün eleştirdiğiniz neydi?
Bugün siz varken yapılan ne?
Dün…
“Ağaçları doğru kullanmadılar” deniyordu.
Bugün…
Mevcut ağaçların budanmasıyla parkın gölgesinin azaldığı yönünde eleştiriler dile getiriliyor.
Gölgeyi kim düşünmedi?
Dün mü… bugün mü?
Dün…
“Sert zemin” eleştiriliyordu.
Bugün…
Benzer uygulamaların bu kez övgüyle anlatıldığı yönünde yorumlar yapılıyor.
Dün yanlış olan…
Bugün nasıl doğru oldu?
Başka bir konu:
Yerel Olanın Yersizleşmesi mi? Dediniz!
Muğlalıyı seviyoruz deniyor.
Muğla’nın değerleri deniyor.
Ama sahadan gelen ses başka.
Yerel sanatçılar diyor ki:
“Sahnede yer bulamıyoruz.”
Yerel esnaf diyor ki:
“Pazarda yerimizi dışarıdan gelenlere kaptırıyoruz.”
Bu ifadeler, son dönemde kamuoyuna halk katından yansıyan serzenişler.
Bir şehirde kendi yetiştirdiği sanatçı sahne bulamıyorsa…
Esnaf kendi pazarında tutunamıyorsa… Soralım:
O şehir gerçekten kimindir?
Liyakat mı, Kadro Tartışması mı?
Yönetim kadrolarına ilişkin olarak da benzer bir tartışma var.
Şehir dışından görevlendirmelerin arttığı yönündeki eleştiriler, parti tabanında açıkça dile getiriliyor.
“Bu kadrolar neden dışarıdan?” sorusu artık yüksek sesle soruluyor.
Muğla’yı sevmek…
Muğlalıyla çalışmadan mı oluyor?
Geçmişle Hesaplaşma mı, Mesafe mi?
Geçmiş döneme yönelik eleştiriler de dikkat çekici.
Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın kamuoyuna açık bir değerlendirme toplantısında, önceki dönemdeki bazı atamalara ilişkin eğitim geçmişi üzerinden eleştirilerde bulunduğu basına yansımıştı. Youtube’da kaydı da halen mevcut. Kendi kanaatini sunmak isteyenler Muğla’daki ilk bir yılın değerlendirme toplantısının kaydını izleyebilir.
Öte yandan özellikle ilçe belediyelerinde yaşanan işten çıkarmalar konusunda da farklı değerlendirmeler var.
Yönetim bunu “kadro düzenlemesi” olarak tanımlarken, parti tabanında bazı gerekçelerin tartışmalı bulunduğuna dair serzenişler dile getiriliyor.
Peki asıl soru şu:
Bu bir liyakat düzenlemesi mi…
Yoksa geçmişin toptan reddi mi?
Hani belediye başka siyasi partiden devredilince bunlar olağan gelir de yıllardır aynı partide olunca tartışma tabanda büyüyor.
Muğla’da bugün konuşulanlar artık fısıltı değil.
Kurumsal hafızanın nasıl ele alındığı,
yerel liyakatin ne ölçüde gözetildiği,
ve şehrin kimlerle, nasıl yönetildiği açıkça tartışılıyor.
Aynı partiden bir belediyeyi devralmak, bir bayrak yarışıdır. Bugün Muğla’da dile getirilenler ise ilginç bir paradoks barındırıyor.
Seçmenin önündeki soru ise net:
“Biz parti içindeki bu değişimi, vakti zamanında değerler güçlensin diye mi yaptık…
Yoksa kurumsal hafıza silinsin diye mi?”
Velhasılı Dostum;
Dün eleştirdiğini bugün savunuyorsan, sorun Muğla’da değil; hafızandadır.
Haydi selametle…
