“Marka Şehir” İllüzyonu ve Hizmet Sektöründeki Zafiyetler

Gazetecilik asla sessiz olamaz: bu onun en büyük erdemidir ve en büyük hatasıdır.

Yerel yönetimlerin, rasyonel ve sürdürülebilir projeler üretmek yerine “sosyal belediyecilik” adı altında popülist politikalara sığınması, ne yazık ki kent yaşamında derin krizleri de beraberinde getirmektedir. Bu popülist yaklaşımların en somut örneği, plansızca hayata geçirilen “ücretsiz şezlong” uygulamasıdır. Kamusal alanların güvenliği ve asayişi kontrol altına alınmadan, gerekli denetim mekanizmaları kurulmadan atılan bu tür adımlar, sahillerin kamu düzenini bozmaktan başka bir işe yaramamıştır. Nitekim öngörüsüz uygulamaların faturası, sahillerimizin niteliksizleşmesi ve vatandaşın huzurunun kaçmasıyla ödenmektedir.

MARMARİS’in vizyonu, sadece söylemlerle değil; en temel belediyecilik hizmetlerinin kalitesiyle ölçülür. Bugün karşı karşıya kaldığımız tablo ise tam bir idari zafiyete işaret etmektedir:

Hizmet ve Altyapı Yetersizliği: Sahildeki üç-beş şezlongun düzenini dahi koruyamayan, parkların ve genel tuvaletlerin hijyen ile güvenliğini sağlayamayan bir yönetim anlayışı mevcuttur. Marmaris merkezine kadar inen yaban domuzları gibi çevre sorunlarıyla bile etkin mücadele edilememektedir.

İdari ve Mali Başarısızlık: Belediyeye ait iştiraklerin ve sosyal tesislerin (kafelerin) işletilmesi becerilememekte, kamu malı ve mülkü korunamamaktadır.

Çevre ve Hijyen Krizi: Derelerin balçık ve koku yayması, plajların ve denizin kanalizasyon atıklarıyla kirletilmesi, çöplerin ve yabani otların şehri esir alması, çevre sağlığının tamamen göz ardı edildiğini kanıtlamaktadır.

Bürokratik Duvarlar ve Liyakat Sorunu

YURTTAŞIN oylarıyla seçilen bir belediye başkanının, etrafına ördüğü koruma kalkanları ve çok sayıda sekreter vasıtasıyla makam kapılarını vatandaşa kapatması, demokratik ve şeffaf belediyecilik anlayışıyla taban tabana zıttır. Kendisini toplumdan soyutlayan bu yönetim modelinin altında, ne yazık ki ciddi idari çürümeler de baş göstermektedir. Belediye bünyesinde çalışan üst düzey personelin yolsuzluk iddialarıyla adli makamların radarına girmesi ve tutuklanması, yönetimdeki denetimsizliğin ve liyakat sorununun en açık göstergesidir. Bununla da kalmayıp, personelin motivasyonunu artırmak adına düzenlenen etkinlikler bile birer halkla ilişkiler (PR) şovuna dönüştürülmüştür. “Personel yemeği” adı altında organize edilen, ancak çalışandan ziyade ilgisiz çevrelerin boy gösterdiği bu tür faaliyetler, belediye kaynaklarının ne denli hoyratça kullanıldığını gözler önüne sermektedir.

İçi Boş Bir “Marka Şehir” Söylemi

MARMARİS’İMİZİN en temel temizlik, altyapı, çevre ve güvenlik sorunları çözülmemişken; idari kadroları şaibelerle anılırken, ortaya atılan “Marka Şehir” iddiası trajikomik bir söylemden ibarettir. Bir kenti marka yapan şey makyajlı kelimeler değil; temiz sokaklar, temiz denizler, güvenli parklar ve şeffaf bir yönetim anlayışıdır. Mevcut yerel yönetim, gerçek sorunlara sırtını dönüp popülizme sarılarak kendi kentsel iflasını hazırlamaktadır.

Yayınlama: 11.06.2026
A+
A-
REKLAM ALANI
Bir Yorum Yazın
Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.