Yıllardır aynı sahne…
Marmaris Belediyesi, turizmciler ve bazı iş insanları, her sezonun başında büyük heyecanla yurt içi ve yurt dışındaki turizm fuarlarına katılıyor. Renkli fotoğraflar, parlak broşürler, “Marmaris dünyanın incisi” sloganları… Ne yazık ki yıllardır bu tanıtımların, ilçemizde ki gerçek tabloyla hiçbir ilgisi kalmadı.
26 yıllık meslek hayatımda bu fuar heyecanını defalarca izledim. Her seferinde büyük vaatler, süslü açıklamalar, dev harcamalar… Fakat sonuç hep aynı: Zaman ve para kaybı.
TURİSTE “GEL” DİYORUZ AMA ORTAM HAZIR MI?
Fuarlarda milyonlar harcanıyor, derme çatma stantlarda turiste “Marmaris cennettir, mutlaka gelin” deniyor. Peki gelen neyle karşılaşıyor?
Plajda güneşlenirken yanından fosseptik akıyor. İçmeler yolunda kötü kokular, yollarda delik deşik kaldırımlar, Turban kavşağında dayanılmaz bir çevre kirliliği(fosseptik kokusu)…
Biraz dolaşayım diyen turistin önüne yaban domuzu sürüsü çıkıyor, eğlenmek isteyeni ise gece yarısı zabıta veya polis uyarısı karşılıyor. Müzik saat 00.00’da kesiliyor, mekânlar kararıyor. Bu tabloyu gören turist bir daha gelir mi?
“ŞEHRİN KALBİ ATIYOR AMA”
Marmaris’in her köşesinde bir yorgunluk hissediliyor.
Atatürk Caddesi’nden Turban mevkiine kadar yürümeye kalkın; ya parke taşlarına takılırsınız ya da çevredeki bağımlı ve serserilerin arasında huzursuz olursunuz. Belediyenin her yıl festival adı altında harcadığı milyonlar, hizmete gelince “batık belediye devraldık” bahanesiyle yok sayılıyor.
Bir de üstüne; devletin polisine el kaldıran, muhtar ve esnafa mobing uygulayan tavırlar… Bunlar çağdaş CHP yönetim anlayışının neresine sığar?
“GERÇEK LİDERLİK NEREDE?”
Marmaris’in belediye başkanı, kenti yöneten bir idareci olmaktan öte öncü olmalıydı.
Ancak görünen o ki, siyasi duruşu ve uygulamaları kendi partisinin ilkeleriyle dahi çelişiyor. Bu şehir bir aileye teslim edildi ve 20 yılda yavaş yavaş değerini yitirdi.
Oysa Marmaris, doğasıyla, insanıyla, tarihiyle hâlâ Türkiye’nin en özel köşelerinden biri. Fakat bu potansiyeli ayağa kaldıracak “VİZYON” ve “İRADE” eksik.
“AYNAYA BAKMA ZAMANI”
Artık fuarlarda boy göstermek yerine, önce kendi sokağımıza, kendi denizimize, kendi YURTTAŞIMIZA bakma zamanı.
Turizmi broşürlerle değil, temiz çevreyle, güvenli sokaklarla, kaliteli hizmetle büyütebiliriz.
Aksi halde milyonlarca lira harcanan fuarlarda değil, Marmaris’in gerçek sokaklarında kaybedeceğiz.
