Siyasette son dönemde yaşanan belediye başkanı transferleri ve ardından sosyal medyada köpürtülen öfke dalgası, muhalefetin yıllardır sürdürdüğü kaçamak siyasetin tescilli bir özetidir. Seçmenin duygularını istismar edip sandıkta aldığı vekâleti koruyamayanlar, her başarısızlığın ardından aynı nakaratı tekrarlıyor: “Hükümet baskı yapıyor, operasyonlarla bezdirdi!”
BU UCUZ BAHANELERİN ARKASINA SIĞINMAYI BIRAKIN
Bu ülkede 25 yıldır aynı iktidar yönetimi elinde tutuyorsa, bunun asıl sorumlusu “solcuyum”, “Atatürkçüyüm” diyerek vizyonsuzluklarını maskeleyen; sonu “-izm” ile biten tumturaklı kavramların arkasında basiretsizliğini gizleyen muhalefet liderliği ve onların dar çıkar çevresidir. Belediye başkanları bugün saf değiştiriyorsa, burada aranması gereken ilk şey hükümet baskısı değil, parti genel merkezlerindeki çürümüşlük ve yetersizliktir.
Ekrem İmamoğlu örneğinde görüldüğü üzere; partiyi ve muhalefet bloğunu adeta bir organize çete mantığıyla ele geçirme planları ellerinde patlamış, süreç sadece kendilerini değil, hem CHP’yi hem de “Yeni Parti” projesini mahvetmiştir. Kendi iç iktidar hırsı ve kişisel tatmin uğruna partisini bazı vekillere mahkûm eden, doyumsuzluklarıyla kurumsal yapıyı tarumar eden anlayışın bu tabloya söyleyecek tek bir sözü olamaz.
Daha kendi evindeki krizi yönetmekten aciz olanlar, kalkmış bu ülkeyi yönetme iddiasıyla yola çıkıyor. Aydın ve Afyonkarahisar’ın kadın büyükşehir belediye başkanlarına parti içinden yöneltilen ağıza alınmayacak cümleleri, yapılan nitelikli mobbingleri ve çirkin saldırıları Ben ve yurttaşlarımız gayet iyi biliyor. Kendi bünyesindeki başarılı kadın yöneticilere sahip çıkamayan, parti içi kabile savaşlarında nezaketi ve ahlakı çiğneyen bir yönetim anlayışı, günün sonunda hezimete uğradığında suçu dışarıda arayamaz.
Sonuç ortadadır ve herkes tarafından net bir şekilde görülmektedir. Bize kimse “hükümet ve türevleri şunu yaptı, bunu yaptı” masallarıyla gelmesin. Ortada bir başarısızlık, bir çözülme ve bir kaçış varsa; bunun birincil faili koltuğunu korumaktan başka hiçbir stratejisi olmayan, kriz yönetmeyi bilmeyen muhalefet genel başkanları ve onların etrafındaki rant çetesidir.
