Dün Facebook’ta bir video paylaştım…
Bir Muğla Milletvekilinin, Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında Çevre ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’a “Muğla’nın su sorunu”nu aktardığı kısa bir an.
Videoda ne var?
Sayın Vekil, su krizini dile getiriyor; Bakan Kurum da gülümseyerek “İnşallah birlikte çalışalım” diyor.
Sonra da “bakana hatırlattık” deyip paylaşıyor kamuoyu ile…
E bu kadar.
Ama bu 47 saniyelik görüntü aslında Muğla’nın su sorununun değil, koordinasyon sorununun en net röntgeni.
Çünkü ekranda gördüğümüz şey şu:
Bir milletvekili, su yönetiminin asli muhatabı olmayan bir bakana sorun anlatıyor.
Doğru soru var, ama doğru makam yok.
Doğru konu var, ama doğru zaman, mekan yok.
Ve sonuç?
Her zamanki nazik “inşallah” cevabı.
Ama işte tam da bu nedenle video çok önemli:
Çeyrek asırlık çözümsüzlüğün renkli bir MR’ı gibi.
Muğla’nın 7 milletvekili var. Vekilin partisinin de 25 yıla yaklaşan yerel iktidar tecrübesi var.
Mecliste temsilde de ciddi bir ağırlık var:
3 CHP, 2 AK Parti, 1 İYİ Parti, 1 Gelecek Partisi…
Halkı Muğla’da çoğunlukla arkalarına almış konumda istikrarlılar.
Yani DSİ Genel Müdürü’nü şehre davet edecek, su havzalarını yerinde gezdirecek, barajları masaya yatıracak kadar güçlü bir kaleye sahipler.
Hal böyle iken, gel gelelim ne görüyoruz?
Ortak bir basın açıklaması yok.
Şehrin tüm vekilleri ile birlikte ortak bir eylem planı yok.
“Muğla Su Platformu” diye bir masa yok.
Tarım ve Orman Bakanı’nın Muğla’ya davet edildiğine dair tek bir kayıt yok.
Bunun yerine?
Meclis koridorunda anlık karşılaşmaya denk gelen bir “Su sorunu” hatırlatması.
Ve ardından sosyal medya paylaşımı.
Bu tablo, bir şikâyet videosu gibi görünse de aslında bir itiraf niteliğinde:
Muğla’nın su krizi, doğru makamlarla kurulamayan iletişimin kurbanı.
47 saniyelik videoda bile bu net görülüyor.
Vatandaş tarafında durum daha da acı:
Hastası var, yaşlısı var, çocuğu var.
Hem tarım hem turizm bu şehirde nefes almak için suya bakıyor.
Ama 2025’te şehirde evde akmayan suyu dışarıda taşkın olarak görmek normalleşti.
Her sabah sifonda su bulamamak nasıl bir psikolojik yük, bilen var mı?
Asıl soru şu:
Bu kriz “denk gelirsem hatırlatırım” yöntemiyle çözülebilir mi?
Elbette hayır.
Bu iş;
makama çıkmak,
şehri masada temsil etmek,
bakanı yerinde incelemeye davet etmek,
ve çözümü birlikte oluşturmakla olur.
Muğlalının beklentisi budur.
Aksi hâlde bu videolardan daha çok çekilir.Fakat günü gelince kime fayda yazar kime zarar sandıkta belirir.
Buradan açıkça soruyorum:
Tarım ve Orman Bakanı Sayın Yumaklı,
Muğla’daki su krizine ilişkin kapsamlı bir çözüm ve eylem planı var mıdır?
Varsa kamuoyuyla ne zaman paylaşılacaktır?
Ve Muğla’nın 7 milletvekiline:
Bu konu için bir kez olsun aynı masada buluştunuz mu ve buluşmayı düşünür müsünüz?
Çünkü bugün ortada bir su eksikliğinden çok, bir yönetim eksikliği olduğu aşikardır.
İmza: Muğla’da yaşayan bir vatandaş
Haydi selametle…
