CHP !…. SİZİN BABA OCAĞINIZ DEĞİL KİŞİSEL İKBAL ADRESİNİZ

Gazetecilik asla sessiz olamaz: bu onun en büyük erdemidir ve en büyük hatasıdır.

CHP Eski Genel Başkanı Özgür Özel, sürekli olarak “İKTİDARA YÜRÜYORUZ” sloganını diline doluyordu. Oysa bugün gelinen noktada, parayla atandığı iddia edilen belediye başkanlarının birçoğu ya yargılanıyor ya da demir parmaklıklar arkasında. “CHP’NİN KALELERİ” denilen şehirler, uygulanan yanlış politikalar yüzünden iktidarın eline geçmiş durumda. Türkiye bütününde düşünmek yerine vizyonunu sadece Ege Bölgesi ile sınırlayan, ancak kendi seçim bölgesi Manisa’yı bile unutan bir Özgür Özel portresi var karşımızda.  CHP eski yönetimi; İç Anadolu, Güney ve Doğu Anadolu, Karadeniz tamamen kaderine terk etmiş vaziyette.

Ekrem İmamoğlu ve ekibinin, maddi nüfuz ilişkileriyle Ege Bölgesi’nde göreve getirdiği iddia edilen belediye başkanlarının çoğunluğu bugün yolsuzluk, hizmetsizlik ve akraba kayırmacılığı gibi yüz kızartıcı suçlamalarla anılıyor. Halk, geçmiş yerel seçimlerde bir kredi verdi; ancak sizler bu krediyi kişisel çıkarlar uğruna, partiyi belli odaklara teslim ederek heba ettiniz. Kurtuluşun, kuruluşun ve Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün ilkeleriyle donanmış olan CHP’yi, şahsi ikbal kapısı haline getirdiniz.

KRİZ YÖNETİMİNDEKİ BAŞARISIZLIK VE KİRLİ ALGI SİYASETİ

Aylardır “BUTLAN KARARI GELİYOR” iddiaları havada uçuşuyor. Bu hukuki ve siyasi riski çok iyi bildiğiniz halde, ne parti içindeki krizi yönetebildiniz ne de somut bir çözüm üretebildiniz. Tüm bu başarısızlığın üzerine çıkıp bir de “BABA OCAĞINI TERK ETMİYORUZ” edebiyatı yapıyorsunuz. Arkasındaki maddi desteğin kaynağı şaibeli olan, aile ilişkileri Müge Anlı programlarını aratmayan ve yolsuzluk batağına saplanmış belediye başkanlarını pervasızca savunuyorsunuz. Alanya Belediyesi yönetiminin milyonluk usulsüzlük iddialarını, arkasındaki gerçekleri bilmeden, araştırmadan sahiplendiniz. “Elimizde 30 saatlik görüntü var” dediniz; “Çık açıkla” çağrıları karşısında ise algı oyunlarıyla bu yalancı beyanınızı unutturmaya çalıştınız. Aslında siz ve ekibiniz ne bu suça bulaşmışları ne pavyoncuları ne de rezalet aile ilişkileri olan başkanları atamazdınız. Çünkü? Onlardan beslendiniz. İmamsızın hakkında dinsiz gelir diyerek beraber yola çıktığınız arkadaşlarla CHP’yi kendi ikballerinize değiştiniz.

Bugün Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın tek başına en az %25’lik kemik bir oy potansiyeli mevcut. Yani tek bir lider, CHP’nin toplam oyu kadar bir kitleyi arkasında tutabiliyor. Siz ise tüm bu siyasi gerçekleri görmezden gelip, kendi içinizdeki krizleri dahi çözemezken “İKTİDAR OLACAĞIZ” illüzyonuna sığınıyorsunuz. Bunun tıp bilimindeki karşılığı bellidir. CHP’yi getirilen halde kim gelirse gelsin hükümet karşısında şansı yoktur. Şu var ki en azından ARINMA  olmalı ki gelecek nesiller adam gibi siyaset yapsın. Bu hükümet ilelebet kalmayacak, onların da taht savaşı başlayacak. İşte bu taht savaşı başladığında CHP, içindeki bu yüz kızartıcı güruhları temizlemiş olacak.

İÇ HESAPLAŞMANIN SUÇLUSU HÜKÜMET Mİ ?

Burada mevcut hükümetin ak kaşık olduğunu, sosyo-ekonomik sorunların yaşanmadığını iddia etmiyorum; ekonomik kriz hepimizi derinden etkiliyor. Fakat kendi partisindeki yangını söndüremeyenler, bu kriz içindeki ülkeyi nasıl yönetecek?

Parti içindeki gidişattan şikâyet edenler, mahkemeye delil sunanlar, şikâyetini geri çekmeyenler yine sizin kendi partilileriniz. Peki, bu kronik iç kavganızın suçlusu da mı hükümet?

CHP Genel Merkezi’nde yaşanan tüm bu skandalların tek bir sorumlusu var, o da sizsiniz Sayın Özel. Tam bir uzlaşı zeminine oturulacakken, İmamoğlu ve ekibinden gelen talimatla hareket edip olay çıkardınız. Zaten başka bir hamle şansınız da yoktu; polisin içeri gireceğini biliyor ve bu durumu mağduriyet devşirmek adına bir fırsata çevirmeye çalışıyordunuz.

KOLTUK SEVDASI VE SİYASİ GELECEK

Gerçek şu ki, CHP çatısı altından gidemezsiniz. Gittiğiniz an, liderleri vefat ettikten sonra tabelası silinen diğer partiler gibi yok olup gidecekseniz. Sizin bu ülkede CHP markası olmadan ne milletvekili ne de belediye başkanı olma şansınız var. Geçmişte Manisa’da defalarca belediye başkanlığı seçimine girdiniz ve her seferinde kaybettiniz. Bu halk sizi benimsemiş olsaydı, o sandıklardan lider olarak çıkarırdınız. Siz o koltuğa halkın iradesiyle değil, delege pazarlıklarıyla, şaibeli kulislerin tezgâhıyla oturdunuz.

Ancak bu kurmaca düzen böyle devam etmeyecek; siyasi takvim işliyor ve en kısa sürede bu yönetim anlayışına gereken neşter mutlaka vurulacaktır.

Yayınlama: 27.05.2026
A+
A-
REKLAM ALANI
Bir Yorum Yazın
Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.