Bize “MARMARİS DÜŞMANI” yakıştırması yapan ahkam kesicilere(HERBOKOLOKLAR), protokol sıralarında boy göstermek için takla atanlara ve belediye kapılarında ihale-akraba hesabı güden o malum güruha tek bir sözümüz var: Biz sizin gibi DANSÖZLÜK yapmayı bilmeyiz! Derdimiz koltuk değil, derdimiz rant değil; derdimiz can çekişen MARMARİS!
Ben köşeme çekilip sussam bile, bu şehrin çığlığını artık gelen tatilci, turist ve gurbetçi haykırıyor. Sosyal medya platformları, yönetimin basiretsizliğini gözler önüne seren akıllara durgunluk veren ihbarlarla kaynıyor.
MAVİ BAYRAK MASALI VE LAĞIM KABUSU
Daha geçen belediye dönemin de Avrupa’nın en iyi ikinci plajı seçilen, iki cankurtaranıyla göz dolduran o ödüllü sahillerimiz ne halde? Atatürk Caddesi Halk Plajı’ndan İçmeler’e kadar uzanan 11 kilometrelik “MAVİ BAYRAKLI” sahilde lağımlar denize akıyor, giderler gözler önünde duruyor.
Artık Marmaris halkı arasında kendisine“SON HANEDAN” lakabı takılan ve müritleri meydanlarda ne diyordu? “Marmaris yaşasın, Marka şehir Marmaris!”
Sizin Marmaris’e verdiğiniz değer, vizyonunuz işte bu kadar!
HİZMET DEĞİL ,EZİMET!..
Şimdi köşeye sıkışınca çareyi mahalle toplantıları düzenlemekte bulanlara sesleniyorum: İki yıl önce de yazdım, bugün de yazıyorum, ömrüm yettikçe gelecekte de yazacağım. Reklam ajanslarının parlak sloganları, sahadaki bu rezaleti gizlemeye yetmiyor.
Net söylüyorum; bu vizyonsuzluktan, bu yönetim anlayışından Marmaris’e hizmet değil, kapı kolu bile olmaz! Maskeleriniz düştü, şimdi eserinizi izleyin.






