Alaycı Kuş, kimin eline konarsa uyandırır onu mutlaka. Benim bundan şüphem yok. Ne olur uzak kalmayın ve korkmayın onunla göz göze gelmekten. Bırakın gelsin konsun elinize, okuyun. Dünya görüşünüz ne olursa olsun, ilk defa dile gelip kendini anlatmaya hazır oluşuna tanıklık edin.
Küçücük bir kitap, kaynakça ve son sayfası dahil 135 sayfa…
Alaycı Kuş neden önemli?
Dilimizde pelesenk olan, sürekli dönüp dolaşıp önümüze gelen, asıl gündem şurada dururken bizi meşgul eden konular ve o gündem maddelerini sanki başka dert keder yokmuş gibi toplumun önüne getirenler kimler? Sorusuna yanıt verdiği için…
Onların sıra gecesinde ötüyor bu kez alaycı kuş…Ondan öğreneceklerimiz var!
Zaman zaman şaşırıyoruz. Sabah bir uyanıyoruz gidiyoruz gazete bayisine, gazetelerin birinci sayfaları hep aynı “Hepsi aynı anda aynı fotoğrafı çekip birbirlerinden haberi olmadan aynı manşeti mi atmış?” diyoruz ya hani.
İşte hemen oradan sesleniyor ve diyorki alaycı kuş “onlar beni taklit ediyorlar. Ama her taklit gibi aslını yaşatıyorlar. Benim kadar iyi kimse duyduğunu taklit edemez ve kimse aynı anda dünyanın dört bir yanında, orgun her notasının sesini doğru melodiyle ötüp dinletemez!”
Alaycı kuşlar yanılıyorlar. Dünyada yaşamı boyunca tabiatı en iyi kopyalamış ve onu medeniyet canavarı için kullanmakta ustalaşmış tek bir ırk var: insan! Akbabadan esinlenip uçak , sinek ağzından fermuar,nautilos balığından denizaltı, böcekten helikopter yapan: İnsan…
Alaycı kuştan esinlenerek toplum reflekslerini aynı anda harekete geçirmeyi ve bazen de kulakları sağır edip sadece kendileri ile ilgilenmelerini salık vermiş olabilir !
Yahu bu siyaset nerede gündem sıkıntısı çekse kadına ve kadına dair bir soruna geliyor sıra, mecliste mesleği jinekolog olmayan vekilin kürtaj konuşması da neyin nesi diyoruz ya!
Dememek için Alaycı Kuş’un kendisini size tanıtmasına izin verin…
Bakın o diyor ki:
Televizyonda haber bültenleri, üçüncü sayfa haberleri ile doldu taştı, dünyada hiç iyi örnek kalmadı mı? diye hayıflanmayı kesin lütfen. Çünkü kumanda hiçbir zaman sizin elinizde değildi!
Akıl yıkama konusunda, kendilerinden ayrı düşünenleri susturma konusunda ustalaşan bir kesimin oyun tahtasındaki kurşun askere döndü insanlık.
Onlar istedi, ben her yere ulaştırdım. Medya, kültür, sanat, sinema, müzik orgun hangi katından isterlerse o sese bastım ve sesi istedikleri yerlere kadar taşıdım.
Giyiminizden, gıda seçimlerinize, konuştuklarınızdan sustuklarınıza hatta sevinip, üzülüp, endişe ettiklerinize kadar ne varsa benim çıkarttığım seslerin gölgesinde şekillendi.
Alaycı Kuş, kimin kafesinde ötüyor? Kafesini nasıl açarız?
Hayallerimiz korkularımızdan büyük olduğunda. Değerler sistemimizin ne kadar yorulduğunu anladığımızda, ahlakın ve vicdanın sesini açmayı öğrendiğimizde…
Tüm bunlar için kendi bilgimizin peşinde olmak zorundayız. Başkalarının dayattığı fikirleri sorgulayacak mertebeye gelmek için izlemek faslı bitmeli…
Kahramanlar, kendi yolunda yürümeyi göze alanlardır. Başkalarının kuyruğuna takılanlar değil. Her birey kendi toplumunun değerlerine sahip çıkmalıdır. Anadiline, tarihine, kültürüne sahip çıkmayan toplum olarak kalamaz yığınlaşır.
Sözün özü,
Alaycı kuş ile tanışın ki daha fazla gagalamasın bizi…
Haydi selametle…
