Bu başlık Tükiye’de ilk mi değil. Arama motorlarına yazın, bakın bol bol örnekleri var. Tepki toplamış mı evet!
Peki sonra ne olmuş? Defalarca tekrarlanmış…
Birisi de çıkıp “siyasi partiler isteselerde çelenk koyamazlar. Mevzuata göre : Ulusal ve Resmi Bayramlar ile Mahalli Kurtuluş Günleri, Atatürk Günleri ve tarihi günlerde yapılacak tören ve kutlamalar yönetmeliği’nin 2.maddesinin 6. ve 9. fıkraları ile 8. maddesinin hükümleri göz önüne alınarak gerçekleştirilecektir.
Buna göre ; 10 Kasım Atatürk’ü Anma programı kapsamında ilde Valilik, ilçede ise Kaymakamlık, Garnizon Komutanı ve Belediye Başkanınca çelenk sunacaktır. Resmi program bu” diyemiyor.
Neden ?
Onun yerine neler oluyor bakalım mı sokakta yurttaşın gözüyle… Sonuçta hepimiz mevzuat bilmiyoruz. Ama makamda oturanın farkıdır mevzuat bilmek değil mi?
Bak dostum, aslına bakarsan çok şükür yazan yazmış deyip kenarda kalmayı doğrusu çok arzu ediyordum. Ancak olmadı.
Çünkü toplumsal hafızamızı bir dakika rahat bırakmıyorsunuz..
Şimdi sana bir iyilik yapayım: Tek tek son 5 aydır yerelde yapılanları yazayım… Milletin vicdanında açılan yarayı anlatayım.
Parti ayrımı yapmadığımın en baştan altını çizeyim de alkış çavuşları gereksiz tribe girmesin!
Muğla’da yaşananlar…
1- Menteşe Belediyesi’nin Muğla Düğün Yemekleri Festivali Afişi 24 Haziran 2025
Türk Bayrağı Kanunu ve Bayrak Tüzüğü’ne göre:Türk Bayrağı, yabancı bayraklarla birlikte kullanılacaksa bazı protokol kuralları vardır.Türk Bayrağı her zaman en önde, en yüksek veya en saygılı konumda olmalıdır.Eşit boyutta ve aynı hizada, özellikle ticari veya tanıtım amaçlı bir afişte yer alması, devlet protokolüne uygun değildir. Bayrak hiçbir zaman dekoratif unsur gibi kullanılmamalı, diğer ülke bayraklarıyla eşit seviyede gösterilmemelidir (özellikle Türkiye içindeki bir etkinlikte). Ama belediyenin hazırladığı afişte bu tüzük çiğnendi!
2- 30 Ağustos Zafer Bayramı Muğla Büyükşehir Belediye afişinde Atatürk’ü mercekle arayıp bulduk. Başkumandan Mustafa Kemal Paşa, afişte sağ üst köşede üstelik bir logo formundaydı. Halk tepkisine rağmen afişlerde ısrar edildi.
3- 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Valilik afişlerinde “Cuhmuriyet” yazıldı. Halk tepkisi, valilikte ani reflekse döndü ve afişler gün bitmeden hatasız afişlerle değiştirildi.
4- 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı fotoğrafları için bir pano hazırlandı.Amaç belli ki “Atatürk Yanımızda” teması ile Atatürk’e fotoğrafta yer açarak birlikte çekilmesi beklenen fotoğraflardı. Ancak Atatürk’ün önüne geçilerek fotoğraflar çekildi. Bunu bir hata ve saygısızlık olarak görmeyen kamu kurumları ve şahıslar sosyal medya hesaplarından da paylaşmaktan geri kalmadılar. Şehir, durumu sessiz ve tepkisiz karşıladı.
5- 10 Kasım’da okulların tatil olması tüm yurtta olduğu gibi Muğla’da da tepki ile karşılandı. Tıpkı TRT yayın akışına alınan horon tepmelere gösterilen tepki gibi. Bu konuda genel merkezin bir açıklama yapmasını beklemeden söze karışan CHP Muğla İl Başkanlığı ile ilgili Marmaris’te yayın yapan bir mecraya göre “Muğla’da CHP’nin Atatürk Anıtı’na bırakacak çelengi yoktu.” Haberde işin daha da vahim tarafı, yazının başında belirttiğim hususa hiç değinmeyen CHP il başkanının çelengin olmamasına gerekçe olarak “talimat gelmedi” demesi oldu. Aynı şekilde Marmaris’te AK Parti’nin çelenginin olmaması da habere konu edildi ve dikkat çekti. Ancak AK Parti de tepkilere sessiz kalmayı tercih etti.
Bütün bu yazdıklarım mesnetsiz bir öfkenin eseri değil tam aksine “lütfen yenisine fırsat verilmesin” uyarısıdır.
Sayın yetkililer;
Bakın halk yeterince yorgun. Hayat telaşesi büyük. Sizin bir akşam yemeğine verdiğiniz paralarla bir ay geçiniyor millet. Altınızdaki lüks arabalar, üstünüze etiketine bakmadan aldığınız kıyafetler, gittiğiniz yurt dışı seyahatleri hepsi bu milletin sırtından, emeğinden alın terinden. Biraz daha özverili, daha saygılı, milli değerlere karşı hassas ve duyarlı olabilir misiniz, lütfen?
Ben bunları 21.yy da yazmak istemiyorum. Bizim konuşmamız gerekenler, bunlar olmamalı.
Bunlar oldukça Atamın salonumda baş köşede duran fotoğrafına ben bakamıyorum. “Seyit Onbaşı sahiden bizim için mi girdi onca ağırlığın altına” demekten geri duramıyorum. Nene Hatun’dan bahsederken yutkunuyorum. Bakın, biz savaş görmedik onların ve yüzlerce isimsiz kahramanın sayelerinde. Ancak öyle bir yere ulaştık ki barış halinde birbirimizi yemekten milleti unuttuk.
Oturduğunuz makamların emanettir. Emanete ihanet etmeyin ki umutla anılın, umutsuzlukla değil. Saygıya değer görelim sizi, saygısızlığa değer değil.
Ne olur aklınızı tutan her neyse ona söyleyin de bazı zamanlarda en azından serbest bıraksın. Bize de bayramımızı ve yasımızı rahat yaşamak kalsın!
Haydi selametle…
