Bir Tabut, Bir Bebek, Bir Yersiz Gülümseme

Milas, 14 Kasım 2025.

Güneş, Ekinanbarı Camii’nin avlusuna vuruyor; ama ışık, yürekleri ısıtmıyor.

Tabut, Türk bayrağına sarılı, sessizce duruyor.

İçinde Şehit Astsubay Başçavuş Emrah Kuran yatıyor.

37 yaşında.

Üç çocuk babası.

7 aylık Barlas’ı, babasının kokusunu bile bilmeden  büyüyecek.

Eşi Gülşah, kucağında Barlas, gözleri tabutta.

Aras ve Bartu, annelerinin eteğine yapışmış; ne olduğunu anlamaya çalışıyorlar. Bir acı var, herkes başlarına toplanmış ve babaları  yok yanlarında ama tam olarak anlamlandıramıyorlar.

Sadece bakıyorlar.

Şehidin Annesi Huriye, babası Osman, kardeşleri,akrabaları,dostları…Onların yüreği de dünyanın en büyük acısı ile yangın yeri.

Bir aile, bir ömür boyu taşıyacakları bir yarayla  karşı karşıya.

Ve tam o anda.

Bu yaslı aileden üç adım geride,

Protokol safında…

Bir gülümseme.

Bir kıkırdama.

Bir “nasılsın” sohbeti.

AK Parti’nin Muğla Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Prof. Dr. Aydın Ayaydın ve CHP’li Milas Belediye Başkanı Fevzi Topuz…

Sanki bir çay bahçesinde, sanki bir nikâh salonundalar.

Kamera, yakalıyor.

Millet, görüyor.

Yürek, parçalanıyor.

O gülümsemeler,

bir annenin gözyaşına çarpıyor.

O tebessümü bol sohbet

bir bebeğin babasızlığına çarpıyor.

O konuşmalar,

bir milletin yasına çarpıyor.

O yersiz hal,

“Vatan sağ olsun” diyen bir askerin son nefesini hiçe sayıyor, üstelik arkada okunan Kuran’ı Kerim’i de gölgeliyor.

Bu, bir hata değil.

Bu, bir şuur kaybı.

Çünkü şehit cenazesi, sıradan bir tören değildir.

Bir yemin törenidir.

Bir vefa törenidir.

Bir “Seni unutmayacağız” törenidir.

Orada duran her protokol üyesi,

devletin yüzüdür.

milletin vicdanıdır.

şehidin emanetçisidir.

Ama o gülümsemeler,

doğru temsile ihanet etti.

Sayın Ayaydın, Sayın Topuz…Bir de

onların temsil ettiği AK Parti’nin ve CHP’nin üst akıllarına sesleniyorum:

Lütfen, bir açıklama yapın. Kamuoyu sizden bunu bekliyor. Şehit ailelerinden ve Türk Milletinden özür dileyin.

“Hata yaptık” deyin.

“Af” dileyin.

Çünkü affetmek, milletin işidir. Ama unutmak, asla.

 (Sonra ne oldu? Bu yazı yayına hazırlanırken her iki isim de ayrı ayrı özür diledi ancak ” espri yapıldı ve espriye kayıtsız kalamadık” tonunda kaldı özürleri. Şimdi temsil ettikleri siyasi partiler konuya nasıl yaklaşacak? Hepimiz takipteyiz. )

Hatırlayın, Emrah Kuran,

 vatanî görev için bulunduğu uçak yere  düşerken, bizler rahatımızdan feragat etmeyelim telaşındaydı.

Gülmüyordu.

Biz de gülmeyelim, bir hilal uğruna batan güneşlere ağlayalım. Minnetle, gururla…

Onlar adına.

Aileleri adına.

Vatan adına.

Ve mümkünse  bir daha,

şehit cenazesinde gülümsemeyelim. Gülümsemeden duramıyorsak  törene katılmayalım.

Törende isek:

Sadece saygıyla eğilelim.

Sadece dua edelim.

Sadece “Vatan sağ olsun” diyelim.

Ruhun şad, makamın âli olsun Emrah Kuran sana, 19 silah arkadaşına ve gelmiş geçmiş tüm şehitlerimize  vatanımızı borçluyuz. Sizler sayesinde biz savaş yüzü görmüyoruz.

Sizi asla unutmayacağız. Rahmetle, minnetle,duayla, saygıyla, sevgiyle yaşatacağız.

Şehitler ölmez, vatan bölünmez.

Haydi selametle…

Yayınlama: 15.11.2025
A+
A-
REKLAM ALANI
Bir Yorum Yazın
Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.