“Muğla’da Bu Havada Asfalt Dökülmez” Diyor Çevreci Mühendisler!
Datça İskele Mahallesi’nde bir sokakta asfalt döküleceği gerekçesiyle yapılan hazırlık çalışmaları sırasında kesilen ağaçları gösteren bir video, Mahalle Muhtarı Meriç Bora tarafından sosyal medyada paylaşıldı.
Bu görüntüler, “Asfalt çalışması şimdi mi yapılacak?” sorusunu doğal olarak gündeme getirdi.
Zira yurttaşın hayatını hızlıca kolaylaştırmak kadar kalıcı çözümler üretmek de önem arz ediyor.
Aynı günlerde Muğla merkezde, Menteşe’de Teyyare Meydanı’ndan Öterler Market yönüne doğru asfalt döküm çalışmalarının sürdüğü de sahada çekilen fotoğraflarla görülüyor. Ayrıca Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin sosyal medya hesabında yine bu mevsimde devam eden çalışmalar arasında Yatağan Yeni Adalet Sarayı ve Ula’nın Gökova mahallesinde sıcak asfalt çalışmalarının yapıldığı kamuoyu ile paylaşıldı. Bu yazıda yer alan değerlendirmeler, söz konusu örnekler üzerinden yapılmaktadır ve fotoğraflar belge olarak yazıya eklenmiştir.
Şimdi soralım:
Bu hava koşulları asfalt uygulaması için gerçekten uygun mu?
Meteoroloji yağış uyarıları yaparken, geceleri don riski yaşanırken ve rüzgâr zaman zaman kuvvetlenirken asfalt dökmek teknik açıdan doğru bir zamanlama mıdır?
Bu yollar kaç yıl dayanacak?
Bir kış geçmeden yeniden onarım gerektirecek mi?
Eğer öyleyse, bugün harcanan kaynak bir hizmet mi olur, yoksa ileride tekrar harcanacak bir bütçenin başlangıcı mı?
Yağmur ihtimali varken, nemli zemine serilen asfalt zemine ne kadar sağlıklı tutunur?
“Gece donu, henüz yeterince sıkışmamış bir tabakada çatlak riskini artırır” diyenler doğru mu söylüyor, eksik mi biliyor?
Rüzgâr asfaltın olması gerekenden hızlı soğumasına yol açarsa, silindirleme bu koşullarda yeterli olur mu? Yoksa yarın muhtemel oluşabilecek çukurlara, çatlaklara davetiye mi çıkarır?
Bunlar teknik sorular.
Ama bu teknik soruların sonucunda ortaya çıkacak bedel oluşursa bunu kim ödeyecek?
Vergisini ödeyen yurttaş.
Bir yol kısa sürede bozulduğunda;
Araçlar zarar görüyor,
Trafik güvenliği azalıyor,
Kent yaşamının kalitesi düşüyor.
Peki bu riskler öngörüldü mü?
Çalışmaların daha uygun hava koşullarına ertelenmesi seçeneği değerlendirildi mi?
Zamanlama neden bu dönem olarak belirlendi?
Bir de işin çevresel boyutu var!
Bir yolun kısa sürede yeniden yapılması ne demektir?
Daha fazla taş ocağı faaliyeti,
Daha fazla bitüm kullanımı,
Daha fazla enerji tüketimi,
Daha fazla karbon salımı demektir.
Termik santrallerin karbon ayak izi tartışılırken, yanlış zamanlanmış asfalt uygulamalarının çevresel maliyeti yeterince hesaba katılıyor mu?
Denizden su arıtımı gibi yüksek elektrik enerjisi tüketen projelerde “tuz ne olacak?” sorusu yanıt beklerken; altyapı yatırımlarında da benzer şekilde planlama, zamanlama ve çevresel etkiler birlikte değerlendiriliyor mu?
Bu soruları sormak muhalefet etmek değildir. Siyasete malzeme hele hiç değildir!
Ayrıca sorular suçlama da içermez.
Bu sorular, kamu adına denetim talebidir.
Çünkü asfalt yalnızca bir yol kaplaması değildir.
Asfalt; kamu kaynağıdır, enerjidir, doğadır ve gelecektir.
Ve bugün Datça İskele Mahallesi’nde paylaşılan bir video ile Menteşe’de sahada çekilmiş fotoğraflar, Yatağan ve Ula’dan yapılan paylaşımlar bize aynı soruyu sorduruyorsa, bu sorular görmezden gelinmemelidir:
Kamu vicdanını rahatlatmak, şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkesinin gereğini yapmaya ne dersiniz?
Sahada çalışan emekçilere kolaylıklar ve bereketli kazançlar dilerim.
Haydi selametle…









