CHP İLE İLGİLİ ELEŞTİRİLERİME SİTEM EDENLERE CEVABIMDIR

Gazetecilik asla sessiz olamaz: bu onun en büyük erdemidir ve en büyük hatasıdır.

Sayın Marmarisliler ve dostlarım, paylaştığım metindeki yoğun sitem, hayal kırıklığı ve sert eleştiriler oldukça nettir. Bir dönem “KOMUNİST” etiketiyle baskı görmüş, bedel ödemiş ancak gelinen noktada kendi mahallesindeki yozlaşmaya sessiz kalamayan bir kalemden çıkan, “öz evladın isyanı” niteliğinde bir makale taslağını cevap olarak düşünün.

İLKELERİMİZ ALAŞAĞI EDİLMİŞTİR.

Yıllarca meydanlarda omuz omuza verdiğim, Aydın’ın Çine İlçesi’nde bir kır kahvesinde “Komünistler gelmiş” denilerek sırtımda tahta sandalyelerin kırıldığı, aynı davaya baş koyduğum dostlarım şimdilerde paylaşımlarıma isyan ediyor. Ankara Keçiören Lisesi’nde bir dönem okurken (MHP’nin yoğun olduğu yer) mücadelemiz vardır. Çay Ocaklarına (Ülkü ocakları)gidip gelen lisenin bazı öğrencileri ile çok kavga etmişimdir. Çevik kuvvet yeni çıkmış önümde onlar arkamda ise Gazi’nin faşoları vardı. Bu çay ocakları yolluları tek saldıramaz grup gelirlerdi. 4 kişi ile birebir mücadele etmiş, onlar bana ben onlara. Tek başıma dayak yesem de ağır hasar vermişimdir. Hatta teyzem fark etmesin üzülmesin diye bir kuaförde yüzüme fondöten sürmüşlerdi. O dönemin çevik kuvvetleri şimdikiler gibi 1,50 değil 2 metrelik idi. Hele o dönemin coplarını yedin mi ayağa zor kalkardın. Lise de üniversiteli faşolarla kapışırdım.( Keşke bunların peşine düşmek yerine eğitimime baksaydım)

En büyük baskı ise kuşaklar boyu Cumhuriyet Halk Partisi’ne gönül vermiş ailemden geliyor. Ancak benim için gerçek, ne aile bağından ne de körü körüne bir parti aidiyetinden geçer. Çine ilçemiz DYP kalesi iken verdiğim mücadele sonucunda babam bir mesleği olsun diyerek görüştüğü başkanlar “ Sami ağabey sen büyüğümüzsün ama Ali seçimlerde bize karşı çalıştı, ciddi sıkıntı yaşadık. Belediye işçi olarak alamayız” dediler.

Ben futbol takımı bile tutmayan, mesleki tarafsızlığını 26 yıl önce zırh gibi kuşanmış bir sokak muhabiriyim. Ulusal ve yerel temsilciliklerimde herkese eşit mesafede durmayı bildim. Ancak bugün önüme düşen bilgiler, gelen itiraflar ve tanık olduğumuz tablolar, artık “tarafsız kalmanın” suça ortaklık etmek olduğu bir noktaya gelmiştir.

“Devlet Kuran Parti’den” İddiaların Odağına”

CHP, bu ülkenin kurucu iradesidir; Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün ilkeleriyle yoğrulmuş bir çınardır. Tarih boyunca bu camiaya Devleti “yönetemezler” denildi, “beceremezler” denildi ama kimse rüşvetle, irtikapla ya da yüz kızartıcı suçlarla bu partiyi yan yana getiremedi. Ne var ki bugün Uşak’tan Antalya’ya, İstanbul’dan Aydın’a ve son olarak Afyon’dan yükselen sesler, kan dondurucu niteliktedir.

Mevcut yönetim, “iktidarla yarışma” bahanesiyle tüm etik değerleri alaşağı etmiş durumdadır. Genel Başkan Özgür Özel hakkında, kendisine en yakın belediye başkanlarından aktarıldığı iddia edilen “para trafiği” haberleri, yenilir yutulur cinsten değildir. Bu iddiaların ağırlığı altında ezilen bir genel başkanın, zerre kadar siyasi onuru varsa yapması gereken tek şey istifa etmektir.

Adaylık Pazarlıkları ve “İmamoğlu Çetesi”

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nden başlayarak Türkiye geneline yayılan operasyonlar, acı bir gerçeği gün yüzüne çıkarmıştır: Özellikle Ege Bölgesi’ndeki adayların liyakatle değil, “para gücüyle” belirlendiği iddiası artık bir sır değildir. Bu isimlerin çoğunun, parti içinde bir klik haline gelen “İmamoğlu Çetesi’nin” birer parçası olduğu netleşmiştir.

Siyasi makamların açık artırmaya çıkarıldığı, belediye kaynaklarının kişisel ikbal ve finansman için kullanıldığı bir yapıda, Büyük Önder Atatürk’ün partisinden söz etmek mümkün müdür?

Gerçeğin Safındayım

Biliyorum, şimdi yine birileri çıkıp beni “karşı mahallenin savunucusu” olmakla suçlayacak. Ancak ben ne Cumhur İttifakı’nın ne de bir başkasının sözcüsüyüm. Ben, hayatı boyunca gittiği her kurumda “Komünist geldi” diye karşılanmış, çizgisi belli biriyim. Dün sırtımda sandalyeler kırılırken susmadığım gibi, bugün “Canlarım” dediğimiz yapının içindeki bu devasa çürümeye karşı da susmayacağım. Siyaset, kirli paraların ve şahsi hırsların tatmin alanı değil; halka hizmet kapısıdır. Bu kapıyı kirletenler, hangi partiden olursa olsun, karşılarında gerçeği haykıran birilerini bulacaktır.

SAYIN ACAR ÜNLÜ

Bir dönem CHP gençleşmeli ve yoluna devam etmeli demişti. Geldiğimiz nokta da Marmaris CHP yönetimi miadı dolmuşlarla biat kültürü kavramında devam etmekte. CHP ilçe teşkilatı kukla dediğim de kızanlar fotoğraflara baksın ve başkanları bir şey demeden nasıl harekete geçemediklerini görsünler.

Yayınlama: 13.05.2026
A+
A-
REKLAM ALANI
Bir Yorum Yazın
Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.