CHP TARİHİNİN EN BÜYÜK YÜZ KARASISINIZ!

Gazetecilik asla sessiz olamaz: bu onun en büyük erdemidir ve en büyük hatasıdır.

Siyaset bir iddia işidir, parti içinde elbette taraf olabilirsiniz; buna kimse ket vuramaz. Ama parti içi mücadele adı altında hiç kimseye hakaret edemez, tehdit savuramaz, onur kırıcı cümleler kuramazsınız! Eğer bu ahlaki sınırları aşar, bu hakaretleri yaparsanız, kendinizi kapının önünde bulmanız yani ihraç edilmeniz kadar doğal hiçbir şey yoktur. Kimse size bu partiyi, bu baba ocağını terk edin demiyor; fakat bu saygısızlıkla giderseniz de arkalarından kimse size “kal” demez, demeyecektir!

Herkes bilsin ki, Sayın KEMAL KILIÇDAROĞLU öyle bir sabır ve devlet adamlığı abidesidir ki, gözbebeğimiz CHP zarar görmesin diye şimdiye kadar sustu, konuşmadı. Ama hafıza odaları açık, arşivler canlı ! Daha durun, henüz hiçbir şey bitmedi; hesaplar tek tek incelenecek! Hangi medyanın fondaşlık adı altında ne kadar nemalandığı, kimlerin kimlerden ne aldıkları er ya da geç, tüm çıplaklığıyla ortaya çıkacak!

Öyle yağma yok; bayram sonrası ihraçlar yüksek sesle konuşulacak. Tabii bu süreç, “İmamoğlu Çetesi’nin” perde arkasından yönettiği, milletvekili Özgür Özel’in ise sadece bir “Genel Müdür” gibi piyonluk yaptığı o karanlık dönemlerdeki gibi olmayacak! 18 yaşında bu partinin kapısından girip, 50 yaşına kadar ömrünü bu mücadeleye vermiş cefakâr insanları, tek bir çırpıda, savunmasını bile almadan barbarca ihraç ettikleri o hukuksuz günlere benzemeyecek bu süreç. Kim ne demiş, hakaretin boyutu ne, işin içinde bir ahlaksızlık var mı? Hepsi tek tek, milimetrik olarak tespit edilecek ve önce disipline sevk edilerek hukuk işletilecek.

Bugün bir takım odakların ve o kirli sistemden beslenen nemalanan medya tiplemelerinin “Kurultay, Kongre!” diye adeta yırtındığını, feryat figan ettiğini görüyoruz. Boşuna heveslenmeyin; Mart’tan önce kongre falan yoktur, bu da böyle biline!

Milletvekili Özgür Özel! Senin en büyük hatan ve bugün içine düştüğün o muazzam krizi asla yönetememenin yegane nedeni şudur: Yolsuzluğa, rüşvete, kirli ilişkilere batmış ve ulu çınar olan bu partiyi adeta pavyona çevirmiş o tipleri ihraç edecek iradeyi gösterememendir! Krizleri yönetemedin, basiretsizlik yaptın; ama her sıkıştığında “İktidara yürüyoruz” algılarıyla toplumu uyutmaya çalıştın. Basit bir örnek vereyim. Kırıkkale Ankara’ya çok yakın. Oraya bile gitmediniz. Nasıl olsa alamazlar, muhafazakâr yapı dediniz. Ne oldu? Avukat kardeşimiz Ahmet Önal Yüzde 51 ile kazandı. “İmamoğlu ve çetesi” tarafından oluşturulan özel kripto trol ekibi, İl ve ilçe parti başkanları ve belediyelerde akrabası çalışan-ihale alanlar ile Sayın KILIÇDAROĞLU’nun linç ettirmeye çalıştınız. Ege Bölgesi’ndeki belediye başkanları sosyal medya platformlarında 10 numara ama iş hizmete gelince her türlü bahane.  Bu arada alternatif bayram kutlaması yapmak, miting yapmak ve kararlara uymamak parti de disiplin suçudur ve sonucu ihraçtır. Bence senin de, senin o çapsız alternatif ekibinin de yeri burası değil; derhal İYİ Parti’ye geçmelisiniz! Zaten TBMM’deki sandalyeleri her geçen gün eriyor, tam birbirinizi bulursunuz; ruh ikizisiniz! Gidin, orayı da ele geçirmek için arkadan dolanma planlarınızı orada devreye sokun.

Çünkü açıkça ilan ediyorum: SİZ CHP TARİHİNİN EN BÜYÜK YÜZ KARASISINIZ!

Bugün deliller ve itirafçılar çarşaf çarşaf ortada duruyor. Siz, İmamoğlu Çetesi’nin sadık ekibi olarak, aldığınız bu kararların, girdiğiniz bu yolların “butlan” (hukuken geçersiz ve sakat) çıkacağını adınız gibi, soyadınız gibi biliyordunuz! Buna rağmen gittiniz, gidip MHP Genel Başkanı’nın elini tuttunuz. Bu da yetmedi, bükemediğiniz bileği öpmek adına Bülent Arınç’ın elini öptünüz!

“Yapay Zeka ile belediye başkan adaylarını nesnel bir şekilde belirliyoruz” masallarıyla bu partide yüzyılın “indirigandisi”, yüzyılın vurgunu yapıldı! Sizin o öve öve bitiremediğiniz, yapay zekanın tornasından çıkmış seçtiklerinin yarısı bugün AK Parti’ye transfer oldu, geri kalan çoğunluğu ise yolsuzluktan ve yüz kızartıcı suçlardan ötürü cezaevinde parmaklıklar arkasında gün sayıyor! Hem de bu partinin tarihinde, geçmişinde asla görülmemiş büyüklükte, devasa yolsuzluklarla…

Şimdi soruyorum: Bu rezilleri, bu partiyi lekeleyen hainleri anında kapının önüne koyup ihraç etmen gerekirken, sen çıkıp onları meydanlarda, ekranlarda savundun! ÖZGÜR ÖZEL, NEDEN SAVUNDUN? Bu karanlık çarkın içinde senin de mi maddi bir ortaklığın var? Çık ve bu milletin, bu partinin vicdanına hesap ver!

Yayınlama: 29.05.2026
A+
A-
Bir Yorum Yazın
Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.