İŞADAMLARI- TURİZMCİLER, İstediğiniz kadar sosyal medya şovmenini ilçede ağırlayın, parayla şişirilmiş takipçilik fenomenlerin arkasına saklanın; gerçekleri örtemezsiniz.
Yıllardır Marmaris’in kanayan yaralarını, altyapı eksikliklerini makalelerimle tek tek ortaya koyduğumda, bana “MARMARİS’İMİZİ KÖTÜLÜYORSUN” diyerek arkamdan iş çevirenler, klavye arkasından hakaret savuranlar bugün sessiz. Çünkü gerçeklerin bir gün ortaya çıkma gibi güzel bir huyu vardır. Ve bugün, o haklı çıkmanın gururunu yaşıyorum.
Ben sussam bile, ilçemize gelen yerli ve yabancı turistler, burada yaşayan yerleşik yabancılar sosyal medyada Marmaris’in içler acısı halini dünyaya haykırıyor. Kendi rezaletimizi gizlemek için “YUNAN ADALARINA GİTMEYİN” kampanyası başlatan o dostlarımıza da bir çift sözüm var: Daha dün Yunan adalarını tavaf eden sizler değil miydiniz? Sorunu dışarıda aramayı bırakın, aynaya bakın! Bir tane EMLAKCI da yazı yazmış. Adama sorarlar… Sosyal medyanda yazdığın düzelme şartlaır paylaşımını uzun zamandır dile getiriyordum. Ama, SİZLER “Bana dokunmayan yılan yaşasın” zihniyetindeydiniz.
SOSYAL MEDYA DA ALGI BELEDİYECİLİĞİ VE ACI GERÇEKLER
Marmaris Belediyesi abartarak ve yine şovmenlik üstün madalyası hak kazandığı Avrupa Birliği fonlarından alınan 30 milyon liralık hibeyle, güya Posidonia deniz çayırlarına sahip çıkılacağı iddia ediyor. Peki, sormak lazım: Milyonluk fonların arkasına sığınarak neyi gizliyorsunuz?
Bugün reklamı yapılan o “MARKA ŞEHİR MARMARİS” masalına artık sadece gülüyoruz. Çünkü gerçek Marmaris; Ağır lağım kokusuyla boğulan bir körfez, Sinek istilasına teslim olmuş sokaklar, Çevre ve deniz kirliliğiyle can çekişen bir doğadır.
Mevcut belediye yönetimi, ilçenin en temel altyapı sorunlarını bile çözmekten acizdir. Bir yanda milyonluk fonlarla göz boyayan projeler, diğer yanda kokudan geçilmeyen, vizyonsuzluğa mahkum edilmiş bir memleket gerçeği var.
Marmaris halkı reklam ve boş algı yönetimi değil; temiz bir deniz, kokmayan bir körfez ve yaşanabilir bir çevre istiyor.
Kimse bilip bilmeden, kulaktan dolma övgülerle bu vizyonsuzluğu aklamaya çalışmasın. Bu memleket sahipsiz değildir; gerçekleri yüzünüze vurmaya, bu vizyonsuzluğa ortak olmamaya sonuna kadar devam edeceğiz!



