Muğla’dan gelen bir açıklama, siyasi kültürümüzde bir kez daha “öncelik” kavramının altını çizdi.
AK Parti Muğla İl Yönetimi, parti içindeki kimi söylentilere ve eleştirilere cevaben bir “birlik” mesajı yayımladı.
Cümle kısa ama anlamı büyük: “Kurban verme niyetimiz yok.”
Şimdi bu cümleyi bir kenara yazalım.
Ve halkın kulaklarıyla tekrar duyalım:
“Biz kendi aramızda kimseyi feda etmeyeceğiz, siz beklemeyin.”
Peki, halk ne bekliyor? Sokağa çıktım ve sordum bu açıklamayı Akyol Parkı’nda, Yalabık Parkı’nda, Ören’de üstelik AK Partili seçmene sordum özellikle.
Ne dediler biliyor musunuz? İşte halkın dediklerinden yola çıkarak yazdıklarım…
Halkın Sırası Ne Zaman Gelecek?
Emekli, ay başını zor getiriyor. Genç işsiz, gözü internette KPSS kontenjanı kovalıyor.
Çiftçi, mazotu hesaplayarak toprağa küsüyor. Öğrenci, barınma krizinin içine doğuyor.
Sağlıkta, eğitimde, ulaşımda, yerelde büyük sıkıntılar var. CHP’li belediyenin su faturası, emlak vergisi çok yüksek hatta ödenemez durumda, sesleri çıkıyor mu?
Haydi, biraz daha Muğla özelinde konuşalım:
Turizmle yaşayan şehirde geçim zor. Belediyelerle hükümet arasında hizmet koordinasyonu zaten karmaşık. Onun sorumluluğu bunun himayesinde derken kronik hale gelen su, trafik sorunları ortada.
Ama halkın bunlara dair tek satır dahi duymadığı bir açıklamayla karşılaşıyoruz:
Parti içi çekişmelere, “makam savunmalarına” ayrılmış bir bildiri.
Devlet, Bürokrat Üzerinden Siyasileştirilmez
Muğla İl Sağlık Müdürü’nü “milli mücadele kahramanı” gibi savunmak serbest. Ancak bu savunma, parti içindeki klik savaşlarını gölgeliyorsa; halk buna ‘devlet ciddiyeti’ değil, ‘siyasal hesaplaşmanın yeni perdesi’ diyor.
Bir il sağlık müdürünün adının siyasette geçen her cümlenin ortasına oturtulması; onu “sağlık hizmetinin lideri” değil, “makamın siyasi nişanı” hâline getiriyor.
Ve halk, bunu not ediyor:
“Bürokrat mı koruyorsunuz, sistemi mi?”
AK Parti Genel Merkezi’ne Bir Çağrı
Muğla’daki açıklama, sadece yerel bir iç mesele değil; bir siyasi refleksin Türkiye geneline nasıl yansıdığını da gösteriyor.
O yüzden bu satırlar Muğla’dan çok, Ankara’ya yöneliktir.
AK Parti yöneticileri bu sözlerim size:
Eğer bir mesaj verilecekse halka verin.
Eğer bir kurban verilmeyecekse, halkın kurban edilmesine izin vermeyin.
İç çekişmelerinizi kamuoyuna birlik cümleleriyle pazarlamak değil, halkın derdine çözüm üretmek gerçek birliğin işaretidir.
Unutmayın:
Siz kendi aranızda kurban vermeyebilirsiniz.
Ama halk, bu cümleyi şöyle okuyor:
“Bireysel menfaatler öncelikli toplumun menfaatlerini düşünen yok! ”
Ve halk bir gün sorar:
“Peki toplumun menfaatlerini kim ve ne zaman koruyacak?”
Haydi selametle…
