Muğla’nın İklim Vizyonunda Cevaplanması Gereken Sorular!

Muğla’nın iklim vizyonunu anlatacaksanız, önce Muğla’nın başına gelenleri anlatın.

Çünkü iklim politikası yalnızca karbon hesabı değildir.

Toprak, su, ağaç, deniz, hava ve insanın yaşam alanı da iklim politikasının parçasıdır.

Muğla’nın iklim vizyonunu konuşacağınız yerde, halkın da sormaya hakkı olan birkaç soru var:

1.Bodrum’a bu yönetim döneminde kaç metreküp beton döküldü?

Kaç ağacın, kaç zeytinliğin, kaç mandalina bahçesinin  ve kaç metrekare doğal alanın yapılaşmaya konu olduğu biliniyor mu?

Bize yalnızca “turizm gelişiyor” demeyin.

Çünkü betonun da bir hafızası var.

Toprağın üzerini kapattığınızda yağmur suyunun toprağa süzülmesini engelliyorsunuz; yeşil alanı azalttığınızda da kentin ısı yükünü artırıyorsunuz.

Bodrum’da yapılaşmanın kentsel ısı adası, su tüketimi, yağmur suyu yönetimi ve doğal alan kaybı üzerindeki etkisi ölçülüyor mu?

Mesela bu sene yaz bitti ama köylü kışlık  sebzesini kurutamadı. Nem fazla, rüzgâr ise eksikti. Bunun nedeni araştırılıyor mu?

2.Muğla son iki buçuk yılda kaç ağacını kaybetti?

Orman yangınlarının belediyenin doğrudan sorumluluk alanında olmadığını elbette biliyoruz.

Ama iklim krizi bütün kurumların sorumluluğunu ilgilendiriyor.

Peki orman yangınlarıyla kaybedilen alanların dışında bu kayıplar ile eş zamanlı; inşaat, yatırım, yol ve diğer idari süreçler kapsamında kaç ağaç kesildi?

Kaç metrekare yeşil alan yapılaşmaya konu oldu?

Kaybedilen her yeşil alanın karşılığında ne kadar alan yeniden yeşillendirildi?

Ve en önemlisi:

Muğla yılda kaybettiği doğal alanın yerine, aynı miktardan daha fazlasını geri kazanıyor mu?

3.Muğla’nın üzerine son iki buçuk yılda kaç kilometre asfalt döküldü?

Kaç ton asfalt kullanıldı?

Kaç kilometrelik yol yeniden kazıldı?

Yeni yapılan yolların çökmesi nedeniyle  kısa sürede onarımı için ne kadar ilave asfalt kullanıldı?

Kaç ton taş döşendi?

Ve bütün bunların kapladığı toplam geçirimsiz yüzey kaç metrekare?

Çünkü asfalt yalnızca ulaşım meselesi değildir.

Toprağın yağmur suyunu emme kapasitesini de etkileyen bir yüzey değişikliğidir.

Örneğin Datça’da gerçekleştirilen yol uygulamalarında iklim, yağış, zemin ve doğal drenaj koşulları dikkate alınarak bir etki değerlendirmesi yapıldı mı?

4.Muğla’nın kaç metrekare toprağı artık yağmuru içine alamıyor?

İşte asıl sorulardan biri bu.

Geçirgen zeminden beton, asfalt, taş ve diğer geçirimsiz yüzeylere ne kadar geçtik?

Muğla’nın yağmur suyunu doğal yollarla toprağa aktarabilen alanı ne kadardı?

Bugün ne kadar?

Bu değişimin ilçe ilçe haritası çıkarıldı mı?

5.Muğla’nın kentsel ısı adası etkisi ölçülüyor mu?

Yazın asfaltın, betonun ve taşın altında kavrulan kentleri hepimiz görüyoruz.

Peki bunun bilimsel ölçümü yapılıyor mu?

Menteşe, Bodrum, Marmaris ve diğer yoğun yapılaşmış merkezlerde yüzey sıcaklıkları takip ediliyor mu?

Yeşil alan arttığında sıcaklık ne kadar düşüyor, beton ve asfalt arttığında ne kadar yükseliyor?

Bunu biliyor muyuz?

6.Muğla’da yağmur suyunun ne kadarı toprağa, ne kadarı kanalizasyona gidiyor?

Yağmur suyunu topluyor muyuz?

Depoluyor muyuz?

Yeniden kullanıyor muyuz?

Yoksa gökten gelen suyu mümkün olduğunca hızlı biçimde kentten uzaklaştırıp, kuraklık geldiğinde yeniden su aramaya mı başlıyoruz?

İklim krizinin bir tarafı aşırı yağış, diğer tarafı kuraklıksa; ikisini birlikte yönetecek yağmur suyu politikamız nedir?

7.Turizm sezonunda artan nüfusun su ve atık su yükünü nasıl yönetiyoruz?

Muğla’nın bazı ilçelerinde yaz nüfusu kış nüfusunun katlarına çıkıyor.

Peki bu dönemsel nüfus artışının;

* su tüketimine,

* atık suya,

* enerji kullanımına,

* katı atık miktarına,

* trafik ve ulaşım kaynaklı emisyonlara

etkisi ölçülüyor mu?

Muğla’nın iklim hesabında turist de var mı, yalnızca nüfus tabelasındaki vatandaş mı?

8.Muğla’nın toprağı ne kadar kaybediliyor?

Son yıllarda kaç hektar tarım alanı yapılaşmış alana dönüştü?

Kaç hektar doğal alanın kullanım biçimi değişti?

Çünkü ağaç dikmek mümkündür.

Ama verimli toprağı yeniden oluşturmak o kadar kolay değildir.

Toprak yalnızca üzerine bina yapılacak boşluk değildir.

Su tutar, karbon depolar, gıda üretir, ekosistemi ayakta tutar.

Peki Muğla’nın toprak kaybını ölçüyor muyuz?

9.Kıyılarımız iklim krizine ne kadar hazır?

Deniz seviyesindeki yükselme, kıyı taşkınları, aşırı yağış ve fırtına riskleri için hangi ilçelerde risk haritaları hazır?

Kıyı bölgelerinde yapılaşmanın doğal kıyı ekosistemlerine etkisi ölçülüyor mu?

Denizimizin; sıcaklığı, su kalitesi, atık su yükü ve ekolojik değişimleri düzenli olarak izleniyor mu?

10.Ve gelelim “net sıfır” hedefine…

Muğla’nın iklim planında hedefler, eylemler ve performans göstergeleri bulunuyor.

O halde sorumuz çok basit:

Bugün itibarıyla hangileri gerçekleştirildi?

Hangileri devam ediyor?

Hangileri henüz başlamadı?

Hedeflerin gerçekleşme oranı nedir?

Ve kamuoyu bu sonuçları nereden görebilir?

Çünkü “net sıfır” demek başka, o hedefe doğru gerçekten ilerlemek başka.

Muğla’nın iklim karnesi nerede?

Halk slogan istemiyor.

Rakam istiyor. Net cevaplar bekliyor!

Kaç ağaç?

Kaç hektar doğal alan?

Kaç metreküp beton?

Kaç kilometre asfalt?

Kaç ton taş?

Kaç metrekare geçirimsiz yüzey?

Kaç hektar tarım toprağı kaybı?

Kaç ton karbon salımı?

Ne kadar yağmur suyu toplandı?

Ne kadar su yeniden kullanıldı?

Ve en önemlisi:

Muğla’nın toprağının yüzde kaçı hâlâ nefes alabiliyor?

Bu oran belli mi?

Belli değilse neden belli değil?

Belli ise neden kamuoyuyla paylaşılmıyor?

Çünkü iklim politikası yalnızca karbon salımını azaltmak değildir.

Yağmur suyunu toprağa sokamıyorsanız, yağmur suyunu biriktiremiyorsanız, su kaynaklarını koruyamıyorsanız, denizi atık su yükünden muhafaza edemiyorsanız,  ağacı kaybediyorsanız, tarım toprağını yapılaşmaya açıyorsanız ve toprağın üzerini asfalt, taş ve betonla kaplıyorsanız; iklim krizine karşı yalnızca günü kurtarmış olursunuz.

İklim politikası, bugünün konforunu değil yarının yaşam hakkını da korumaktır.

Muğla’nın iklim vizyonunun ilk cümlesi de bence şu olmalı:

“Muğla’nın ne kadarını kaybettik, ne kadarını koruduk ve bundan sonra ne kadarını kaybetmeyeceğiz?”

İşte bunun cevabını verirseniz, iklim vizyonundan söz ediyoruz.

Yoksa güzel bir salonda güzel cümleler kurup dışarı çıktığımızda beton, asfalt ve taş aynı hızla devam ediyorsa…

İklim değişmiyor olabilir ama Muğla değişiyor!

Bu sorularımıza, yayın öncesinde Başkan tarafından okunacak bir yerde kendi  köşemizde yer verdik.

Şimdi sıra cevaplarda. Biz yayını bu soruların yanıtları var mı? diyerek merakla takip edeceğiz.

Yarın saat 11.30’da CNBC-e’de, Elif Saygılıer’in sunumuyla ekrana gelecek programı izlemeye sizleri de davet ediyor; Sayın Başkan’a ve yayında emeği geçecek herkese başarılar diliyoruz.

Haydi selametle…

Yayınlama: 15.09.2026
A+
A-
REKLAM ALANI
Bir Yorum Yazın
Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.