Muğla’nın o kadim taş sokakları, sıcağıyla olduğu kadar siyasetin o ikiyüzlü, pürdikkat sessizliğiyle de kavrulur hep. Daha dün kameralar karşısına geçip eski Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Osman Gürün için, “Çok severim, Atatürk gibi adamsın derdim. Kasayı dolu bıraktı, selam olsun” buyurmuş Yeni Parti’nin Genel Başkanı Özgür Özel.
İnsan duruyor, bu lafı duyunca ister istemez o meşhur soruyu yapıştırıyor: Madem Osman Gürün bu kadar kıymetli, bu kadar ‘Atatürk gibi’ idi, Muğla’da onu niye kurban verdiniz?
Bunun adı siyasi vefa mı, yoksa koltuk hesaplarının konforlu gölgesinde bir değeri sonradan hatırlamak mı?
Halefin Dili ve Selefin Günahı
Daha dün aday adayı bile olmadan, Ankara’nın dolambaçlı koridorlarından ve genel merkezin keskin kılıcından aldığı destekle Büyükşehir’in koltuğunda kendini bulan Ahmet Aras’ın bugünkü söylemleri ortada. Kendisinin Bodrum’un o dumanı üstünde borçlarıyla, tıknefes kalmış belediyeciliğiyle şimdi Muğla’yı sayenizde yönettiğini de herkes biliyor. Parti değiştirmeye teşebbüs dünü silmeye yetiyor mu Yeni Parti Lideri Özel?
Afişler asılıyor, caka satılıyor:
“MUSKİ’yi sağlık lisesi mezunu yönetiyordu, biz geldik kurtardık!”
“İlçelere kimse gitmiyordu, biz gittik!”
“Muğla’yı kültür şehri yaptık!”
E, pes yani! Genel Başkan Özel, göklere çıkardığınız Osman Gürün’ün ardından gelen halef, selefini ve onun 25 yıllık dönemini acımasızca eleştirirken 2 ile 5 arasına konulan bir virgül ile “Muğla’da benden öncesi yoktu” grafitisi çizerken siz neredeydiniz?
Bir genel başkan, kendi partisinin tarihine, kendi elleriyle getirdiği kadro tarafından laf söyletirken nasıl bir övgü çelişkisinin içine battığını görmez mi? Osman Gürün’ü övmek kolay; peki o “Atatürk gibi” dediğiniz adamın Muğla için yaptıklarını yok sayan bu kibirli dile ne diyeceksiniz?
Yoksa bu yüzden mi partinize kabul etmediniz?
Cumhuriyet Balosu’na Çifte Standart
Milas Belediye Başkanı tutuklandı diye CHP İl Yönetimi kalktı, Cumhuriyet Bayramı Balosu’ndan vazgeçti. Neymiş efendim Fevzi Başkan tutuklu iken sevenleri nasıl kutlama yapabilirmiş. Sanırsın başkanın oğlu evlenecekti onu erteliyorlar!
İşin coşku tarafı ise başka bir adreste, Atatürkçü Düşünce Derneği’nin balo masalarında yaşandı. Yeni Partililer de vardı CHP’liler de.. Kadehler kaldırıldı, marşlar hep bir ağızdan söylendi Cumhuriyet coşkusu layıkıyla paylaşıldı. Milas’ın başkanı hâlâ içeride, ama CHP’liler için kutlama yapmakta hiçbir beis görülmedi. Bu ne yaman çelişkidir CHP İl Yönetimi!
Cumhuriyet, yalnızca her şey güllük gülistanlıkken ya da paşa gönlünüzün rüzgârı yerindeyken kutlanacak bir parti eğlencesi değildir. Zor zamanda, dar günde, başınızda kâbus bulutları dolaşırken de o bayraklar ellerde dalgalanır ve bu en büyük bayram o bayrak dalgalandıkça kutlanır!
Fon Krizinde Muğla Siyaseti: Kim Susuyor, Kim Konuşuyor?
Muğla’nın gündemi sarsılıyor; Vali İdris Akbıyık’ın Tera fonuna yatırdığı ve parayı alamadığı iddiaları ulusal basının manşetlerine düşüyor. Vali Bey ise “Cevap vermek zorunda mıyım kardeşim? Bu benim özel hayatım” diyerek kestirip atıyor.
İlk ses AK Partili eski Vekil Şamil Tayyar’dan duyuluyor. Valiyi istifaya davet ediyor X’de paylaştığı iletide..
Peki bu krizde Muğla’nın vekilleri, yerel aktörleri nerede?
Yeni Yol Grup Başkanvekili Muğla Milletvekili Prof. Dr. Selçuk Özdağ, hayli geniş bir soru bankası eşliğinde Meclis kürsüsünden tüm bakanlara seslenmişti geçtiğimiz günlerde.
Dün gece geç saatte yerelde ayrıca beklenen muhalif çıkış ise İYİ Parti Muğla Milletvekili Prof. Dr. Metin Ergun’dan geldi. Ergun, sosyal medya hesabından Vali İdris Akbıyık’a şu dikkat çeken soruları yöneltti:
“Milyonlarca lira yatırdığınız iddia edilen Tera Yatırım Menkul Değerler A.Ş. sahibi Emre Tezmen’le protokol imzalama fotoğrafınız varsa cevap vermek zorundasınız.
Bu yatırımı hangi bilgiye bağlı olarak yaptınız? Yatırım için içeriden bilgi aldınız mı?
İddialar arasında fon yolsuzluğuna karışan eski bir bakanın sizi yönlendirdiği var. Bu doğru mu?
Aile bireylerinizin de bu fonlara para yatırdıkları iddia ediliyor. Bütün bu iddialar doğru mu? Eğer doğruysa bunların kanuna göre suç olduğunu bilmiyor muydunuz? Özel hayat diyerek bunu geçiştiremezsiniz. İddialar doğru mu değil mi? Doğruysa ne olduğunu açıklayın, değilse belgeyle yalanlayın!”
Metin Ergun ve Selçuk Özdağ kürsüden halkın hakkını ararken, ey Yeni Parti ve CHP yöneticileri; siz neredesiniz?
Siyasetin Zilleti ve Muğla’nın Kaderi
Muğla’nın dertleri, ne geçmişe yakılan nostaljik methiyelerle ne de 29 Ekim resepsiyonlarının konforlu suskunluğuyla çözülür. Yetkililerin ilgisiz, ilgililerin yetkisiz olduğu bu çarpık düzende kaybeden yine bu coğrafyanın saf insanı oluyor.
Bizim meylimiz şahsa değil, mevzuyadır. Muğla’da bugün en çok aranan şey, o afili cevaplar değil; korkusuzca sorulabilen soruların taa kendisidir.
Soru sormayı, sorgulamayı şiar edinen halk için, hak için mücadele edebilenlere helal olsun…
Haydi selametle…
